← Sure 36

36:52

قَالُوا۟ يَـٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰوَيْلَنَا
eyvah bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
وَيْلَİsimmerfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَنۢ
kim?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنۢİsimism-i mevsûl
بَعَثَنَا
bizi kaldırdı
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
بَعَثَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
yattığımız yerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مَّرْقَدِنَا
yattığımız yer
İsim
Kök: رقد
Dilbilgisi (i'rab)
مَّرْقَدِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هَٰذَا
işte budur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
مَا
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
وَعَدَ
va'dettiği
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman'ın
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
وَصَدَقَ
demek doğru söylemiş
Fiil
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
صَدَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمُرْسَلُونَ
peygamberler
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُرْسَلُونَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

"Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Müşrikler) “Ah, eyvah, yazık bize! Bizi kabrimizden kim kaldırıp (uyandırdı)? Bu, Rahmân’ın vadettiği (gün)dür; (demek ki) elçiler gerçeği söylemiş!” diyecekler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will say: "Ah! Woe unto us! Who hath raised us up from our beds of repose?"... (A voice will say:) "This is what (Allah) Most Gracious had promised. And true was the word of the messengers!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They will say, ‘Alas for us! Who has resurrected us from our resting places?’ [They will be told], ‘This is what the Lord of Mercy promised, and the messengers told the truth.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Crying: Woe upon us! Who hath raised us from our place of sleep? This is that which the Beneficent did promise, and the messengers spoke truth.

M. Pickthallpublic-domain

They will say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping place?" [The reply will be], "This is what the Most Merciful had promised, and the messengers told the truth."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال المكذبون بالبعث نادمين: يا هلاكنا مَن أخرجنا مِن قبورنا؟ فيجابون ويقال لهم: هذا ما وعد به الرحمن، وأخبر عنه المرسلون الصادقون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?