← Sure 39

39:15

فَٱعْبُدُوا۟ مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِۦ ۗ قُلْ إِنَّ ٱلْخَـٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

Kelime kelime

فَٱعْبُدُوا۟
siz de kulluk edin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱعْبُدُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
dilediğinize
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
شِئْتُم
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلْخَٰسِرِينَ
ziyan edenlerdir
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَٰسِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
ziyana uğrayanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
خَسِرُوٓا۟
ziyana sokan(lar)
Fiil
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَسِرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنفُسَهُمْ
kendilerini
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَهْلِيهِمْ
ve ailelerini
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَهْلِيİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَلَا
dikkat edin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَلَاEdatATT
ذَٰلِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُوَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْخُسْرَانُ
bir ziyandır
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خُسْرَانُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْمُبِينُ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُبِينُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey Allah'a eş koşanlar! Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin." De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Siz de O’nun peşi sıra dilediğinize tapın (bakalım)! De ki: “Şüphesiz ki kaybedenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (destekçilerine) yazık edenlerdir. Dikkat edin! Asıl apaçık kayıp işte budur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Serve ye what ye will besides him." Say: "Truly, those in loss are those who lose their own souls and their People on the Day of Judgment: Ah! that is indeed the (real and) evident Loss!

A. Yusuf Alipublic-domain

you may serve whatever you please beside Him.’ Say, ‘The true losers are the ones who will lose themselves and their people on the Day of Resurrection: that is the most obvious loss.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then worship what ye will beside Him. Say: The losers will be those who lose themselves and their housefolk on the Day of Resurrection. Ah, that will be the manifest loss!

M. Pickthallpublic-domain

So worship what you will besides Him." Say, "Indeed, the losers are the ones who will lose themselves and their families on the Day of Resurrection. Unquestionably, that is the manifest loss."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول-: إني أعبد الله وحده لا شريك له مخلصًا له عبادتي وطاعتي، فاعبدوا أنتم- أيها المشركون- ما شئتم من دون الله من الأوثان والأصنام وغير ذلك من مخلوقاته، فلا يضرني ذلك شيئًا. وهذا تهديد ووعيد لمن عبد غير الله، وأشرك معه غيره. قل -أيها الرسول-: إن الخاسرين- حقًا- هم الذين خسروا أنفسهم وأهليهم يوم القيامة، وذلك بإغوائهم في الدنيا وإضلالهم عن الإيمان. ألا إن خسران هؤلاء المشركين أنفسهم وأهليهم يوم القيامة هو الخسران البيِّن الواضح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?