← Sure 39

39:16

لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌ ۚ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ ۚ يَـٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

Kelime kelime

لَهُم
onların vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّن
üstlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
فَوْقِهِمْ
üstlerinde de
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظُلَلٌ
gölgeler
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلَلٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنَ
ateşten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمِن
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهِمْ
altlarından
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظُلَلٌ
(ateşten) gölgeler
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلَلٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ذَٰلِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُخَوِّفُ
korkutur
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
يُخَوِّفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِهِۦ
bu durumdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
عِبَادَهُۥ
kullarını
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَٰعِبَادِ
ey kullarım
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
فَٱتَّقُونِ
benden korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِİsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

Onlara üstlerinden kat kat ateş vardır. Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, Benden sakının.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında yine ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bundan korkutuyor, "Ey kullarım! benden korkun." (diyor).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların hem üstlerinden ateşten karanlıklar (tabakalar) hem de altlarından (ateş) karanlıkları (tabakaları) olacaktır. İşte Allah kullarını bununla (böyle bir azapla) korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca bana karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They shall have Layers of Fire above them, and Layers (of Fire) below them: with this doth Allah warn off his servants: "O My Servants! then fear ye Me!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They will have layers of Fire above them and below.’ This is how God puts fear into His servants: My servants, beware of Me.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They have an awning of fire above them and beneath them a dais (of fire). With this doth Allah appal His bondmen. O My bondmen, therefor fear Me!

M. Pickthallpublic-domain

They will have canopies [i.e., layers] of fire above them and below them, canopies. By that Allāh threatens [i.e., warns] His servants. O My servants, then fear Me.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولئك الخاسرون لهم يوم القيامة في جهنم مِن فوقهم قطع عذاب من النار كهيئة الظُّلل المبنية، ومن تحتهم كذلك. ذلك العذاب الموصوف يخوِّف الله به عباده؛ ليحْذَروه. يا عباد فاتقوني بامتثال أوامري واجتناب معاصيَّ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?