← Sure 4

4:146

إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَٱعْتَصَمُوا۟ بِٱللَّهِ وَأَخْلَصُوا۟ دِينَهُمْ لِلَّهِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ وَسَوْفَ يُؤْتِ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

Kelime kelime

إِلَّا
ancak hariçtir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
تَابُوا۟
tevbe edenler
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَابُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَصْلَحُوا۟
ve uslananlar
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱعْتَصَمُوا۟
ve yapışanlar
Fiil
Kök: عصم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱعْتَصَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَأَخْلَصُوا۟
ve yapanlar
Fiil
Kök: خلص
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخْلَصُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
دِينَهُمْ
dinlerini
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلَّهِ
sırf Allah için
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَعَ
beraberdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlerle
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يُؤْتِ
verecektir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْتِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah da
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَجْرًا
bir mükafat
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَظِيمًا
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler, Allah(ın kitabın)a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini yalnızca Allah'a özgü kılanlar var ya, işte bunlar, müminlerle beraberdir. Allah müminlere ileride büyük bir ödül verecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Except for those who repent, mend (their lives) hold fast to Allah, and purify their religion as in Allah's sight: if so they will be (numbered) with the believers. And soon will Allah grant to the believers a reward of immense value.

A. Yusuf Alipublic-domain

Not so those who repent, mend their ways, hold fast to God, and devote their religion entirely to Him: these will be joined with the believers, and God will give the believers a mighty reward.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Save those who repent and amend and hold fast to Allah and make their religion pure for Allah (only). Those are with the believers. And Allah will bestow on the believers an immense reward.

M. Pickthallpublic-domain

Except for those who repent, correct themselves, hold fast to Allāh, and are sincere in their religion for Allāh, for those will be with the believers. And Allāh is going to give the believers a great reward.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إلا الذين رجعوا إلى الله تعالى وتابوا إليه، وأصلحوا ما أفسدوا من أحوالهم باطنًا وظاهرًا، ووالوا عباده المؤمنين، واستمسكوا بدين الله، وأخلصوا له سبحانه، فأولئك مع المؤمنين في الدنيا والآخرة، وسوف يعطي الله المؤمنين ثوابًا عظيمًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?