← Sure 4

4:63

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَعْلَمُ ٱللَّهُ مَا فِى قُلُوبِهِمْ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُل لَّهُمْ فِىٓ أَنفُسِهِمْ قَوْلًۢا بَلِيغًا

Kelime kelime

أُو۟لَٰٓئِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلَّذِينَ
onlar ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَا
olanı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
onların kalblerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِهِمْ
kalblerinin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَعْرِضْ
aldırma
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَعْرِضْFiilemir، 2. tekil eril
عَنْهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعِظْهُمْ
ve onlara öğüt ver
Fiil
Kök: وعظ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عِظْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقُل
ve söyle
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لَّهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فِىٓ
içlerine işleyecek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
nefislerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَوْلًۢا
bir söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلًۢاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بَلِيغًا
güzel
İsim
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بَلِيغًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar, kalplerindekini Allah’ın bildiği kişilerdir. Onlardan yüz çevir! Kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili söz söyle!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those men,-Allah knows what is in their hearts; so keep clear of them, but admonish them, and speak to them a word to reach their very souls.

A. Yusuf Alipublic-domain

God knows well what is in the hearts of these people, so ignore what they say, instruct them, and speak to them about themselves using penetrating words.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those are they, the secrets of whose hearts Allah knoweth. So oppose them and admonish them, and address them in plain terms about their souls.

M. Pickthallpublic-domain

Those are the ones of whom Allāh knows what is in their hearts, so turn away from them but admonish them and speak to them a far-reaching [i.e., effective] word.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولئك هم الذين يعلم الله حقيقة ما في قلوبهم من النفاق، فتولَّ عنهم، وحذِّرهم من سوء ما هم عليه، وقل لهم قولا مؤثرًا فيهم زاجرًا لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?