← Sure 4

4:72

وَإِنَّ مِنكُمْ لَمَن لَّيُبَطِّئَنَّ فَإِنْ أَصَـٰبَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَالَ قَدْ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَىَّ إِذْ لَمْ أَكُن مَّعَهُمْ شَهِيدًا

Kelime kelime

وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مِنكُمْ
içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَمَن
bir kısmı var ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
لَّيُبَطِّئَنَّ
pek ağır davranır
Fiil
Kök: بطأ
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdattekit، ön ek
يُبَطِّئَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
فَإِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنْEdatşart
أَصَٰبَتْكُم
size erişirse
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَٰبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّصِيبَةٌ
bir felaket
İsim
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
مُّصِيبَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَالَ
der ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
أَنْعَمَ
lutfetti
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْعَمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىَّ
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىَّEdatharf-i cer (edat)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
إِذْ
bulunmadım
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
لَمْ
indirmediği
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
أَكُن
olurum
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
أَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مَّعَهُمْ
onlarla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
شَهِيدًا
hazır
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِيدًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Şüphesiz aranızda pek ağır davrananlar vardır; size bir musibet gelirse: "Allah bana iyilikte bulundu, çünkü onlarla beraber bulunmadim" der.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz içinizden bir kısmı vardır ki, pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İçinizden (savaş konusunda) kesinlikle ağırdan alanlar vardır. Size bir musibet gelirse, (böyleleri) “Elbette Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım.” der.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

There are certainly among you men who would tarry behind: If a misfortune befalls you, they say: "Allah did favour us in that we were not present among them."

A. Yusuf Alipublic-domain

Among you there is the sort of person who is sure to lag behind: if a calamity befalls you, he says, ‘God has been gracious to me that I was not there with them,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! among you there is he who loitereth; and if disaster overtook you, he would say: Allah hath been gracious unto me since I was not present with them.

M. Pickthallpublic-domain

And indeed, there is among you he who lingers behind; and if disaster strikes you, he says, "Allāh has favored me in that I was not present with them."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإنَّ منكم لنفرًا يتأخر عن الخروج لملاقاة الأعداء متثاقلا ويثبط غيره عن عمد وإصرار، فإن قُدِّر عليكم وأُصِبتم بقتل وهزيمة، قال مستبشرًا: قد حفظني الله، حين لم أكن حاضرًا مع أولئك الذين وقع لهم ما أكرهه لنفسي، وسرَّه تخلفه عنكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?