← Sure 4

4:73

وَلَئِنْ أَصَـٰبَكُمْ فَضْلٌ مِّنَ ٱللَّهِ لَيَقُولَنَّ كَأَن لَّمْ تَكُنۢ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُۥ مَوَدَّةٌ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ مَعَهُمْ فَأَفُوزَ فَوْزًا عَظِيمًا

Kelime kelime

وَلَئِنْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
ئِنْEdatşart
أَصَٰبَكُمْ
size erişirse
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَٰبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَضْلٌ
bir ni'met
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَيَقُولَنَّ
der
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَقُولَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كَأَن
sanki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنEdatmansûb (akuzatif)
لَّمْ
yokmuş gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
تَكُنۢ
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنۢFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بَيْنَكُمْ
sizinle
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَبَيْنَهُۥ
kendisi arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَوَدَّةٌ
hiç sevgi
İsim
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
مَوَدَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَٰلَيْتَنِى
keşke ben de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
لَيْتَEdatmansûb (akuzatif)
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
كُنتُ
olsaydım
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
مَعَهُمْ
onlarla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَفُوزَ
kazansaydım
Fiil
Kök: فوز
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
أَفُوزَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
فَوْزًا
bir başarı
İsim
Kök: فوز
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْزًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَظِيمًا
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah'tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: "Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım" der.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve eğer Allah'tan size bir lütuf ve zafer erişecek olsa, sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi, bu sefer de hiç şüphesiz şöyle diyecek: "Ah ne olurdu, onlarla beraber olaydım da büyük murada ereydim."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’tan size herhangi bir lütuf gelirse, sanki sizinle onun arasında (görünüşte) bir sevgi (problemi) yokmuş gibi “Ah, keşke onlarla birlikte olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.” der.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But if good fortune comes to you from Allah, they would be sure to say - as if there had never been Ties of affection between you and them - "Oh! I wish I had been with them; a fine thing should I then have made of it!"

A. Yusuf Alipublic-domain

yet he is sure to say, if you are favoured by God, ‘If only I had been with them, I could have made great gains,’ as if there had been no ties of affection between you and him.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if a bounty from Allah befell you, he would surely cry, as if there had been no love between you and him: Oh, would that I had been with them, then should I have achieved a great success!

M. Pickthallpublic-domain

But if bounty comes to you from Allāh, he will surely say, as if [i.e., showing that] there had never been between you and him any affection, "Oh, I wish I had been with them so I could have attained a great attainment."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولئن نالكم فضل من الله وغنيمة، ليقولن -حاسدًا متحسرًا، كأن لم تكن بينكم وبينه مودة في الظاهر-: يا ليتني كنت معهم فأظفر بما ظَفِروا به من النجاة والنصرة والغنيمة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular