← Sure 43

43:29

بَلْ مَتَّعْتُ هَـٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ وَرَسُولٌ مُّبِينٌ

Kelime kelime

بَلْ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
مَتَّعْتُ
yaşattım
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَّعْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
هَٰٓؤُلَآءِ
bunları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
وَءَابَآءَهُمْ
ve babalarını
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَابَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَتَّىٰ
dek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
جَآءَهُمُ
kendilerine gelinceye
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحَقُّ
gerçek söz
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقُّİsimeril، merfû (nominatif)
وَرَسُولٌ
ve elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّبِينٌ
açıklayan
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Yea, I have given the good things of this life to these (men) and their fathers, until the Truth has come to them, and a messenger making things clear.

A. Yusuf Alipublic-domain

I have let these people and their fathers enjoy long lives, and now I have given them the Truth and a messenger to make things clear-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Nay, but I let these and their fathers enjoy life (only) till there should come unto them the Truth and a messenger making plain.

M. Pickthallpublic-domain

However, I gave enjoyment to these [people of Makkah] and their fathers until there came to them the truth and a clear Messenger.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

بل متعتُ -أيها الرسول- هؤلاء المشركين من قومك وآباءهم مِن قبلهم بالحياة، فلم أعاجلهم بالعقوبة على كفرهم، حتى جاءهم القرآن ورسول يبيِّن لهم ما يحتاجون إليه من أمور دينهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular