← Sure 43

43:32

أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ ۚ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۚ وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَـٰتٍ لِّيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا ۗ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

Kelime kelime

أَهُمْ
onlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يَقْسِمُونَ
bölüştürüyorlar
Fiil
Kök: قسم
Dilbilgisi (i'rab)
يَقْسِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَحْمَتَ
rahmetini
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
قَسَمْنَا
taksim ettik
Fiil
Kök: قسم
Dilbilgisi (i'rab)
قَسَمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَيْنَهُم
aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّعِيشَتَهُمْ
onların geçimliklerini
İsim
Kök: عيش
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعِيشَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
hayatında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
وَرَفَعْنَا
ve üstün kıldık
Fiil
Kök: رفع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَفَعْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَعْضَهُمْ
onlardan kimini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَوْقَ
üzerine
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بَعْضٍ
ötekiler
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
دَرَجَٰتٍ
derecelerle
İsim
Kök: درج
Dilbilgisi (i'rab)
دَرَجَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّيَتَّخِذَ
edinmeleri için
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَتَّخِذَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَعْضُهُم
biri
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَعْضًا
diğerine
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
سُخْرِيًّا
hizmetçi çalışan'
İsim
Kök: سخر
Dilbilgisi (i'rab)
سُخْرِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَرَحْمَتُ
ve rahmeti
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
مِّمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
يَجْمَعُونَ
onların toplayıp yığdıkları
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye biz onların bir kısmını diğerlerinden derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbinin rahmetini (vahyini) onlar mı paylaştırıyorlar! Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine hizmet etmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti (vahyi) onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden hayırlıdır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Is it they who would portion out the Mercy of thy Lord? It is We Who portion out between them their livelihood in the life of this world: and We raise some of them above others in ranks, so that some may command work from others. But the Mercy of thy Lord is better than the (wealth) which they amass.

A. Yusuf Alipublic-domain

Are they the ones who share out your Lord’s grace? We are the ones who give them their share of livelihood in this world and We have raised some of them above others in rank, so that some may take others into service: your Lord’s grace is better than anything they accumulate.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Is it they who apportion thy Lord's mercy? We have apportioned among them their livelihood in the life of the world, and raised some of them above others in rank that some of them may take labour from others; and the mercy of thy Lord is better than (the wealth) that they amass.

M. Pickthallpublic-domain

Do they distribute the mercy of your Lord? It is We who have apportioned among them their livelihood in the life of this world and have raised some of them above others in degrees [of rank] that they may make use of one another for service. But the mercy of your Lord is better than whatever they accumulate.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أهم يقسمون النبوة فيضعونها حيث شاؤوا؟ نحن قسمنا بينهم معيشتهم في حياتهم الدنيا من الأرزاق والأقوات، ورفعنا بعضهم فوق بعض درجات: هذا غنيٌّ وهذا فقير، وهذا قويٌّ وهذا ضعيف؛ ليكون بعضهم مُسَخَّرًا لبعض في المعاش. ورحمة ربك -أيها الرسول- بإدخالهم الجنة خير مما يجمعون من حطام الدنيا الفاني.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?