← Sure 45

45:35

ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Kelime kelime

ذَٰلِكُم
böyledir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كُمEdatmuhâtab، son ek، eril çoğul
بِأَنَّكُمُ
çünkü siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱتَّخَذْتُمْ
edindiniz
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَايَٰتِ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
هُزُوًا
eğlence
İsim
Kök: هزأ
Dilbilgisi (i'rab)
هُزُوًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَغَرَّتْكُمُ
ve sizi aldattı
Fiil
Kök: غرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَرَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatı
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، merfû (nominatif)، sıfat
فَٱلْيَوْمَ
artık bugün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
لَا
onlar çıkarılmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُخْرَجُونَ
çıkardı
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْرَجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْهَا
ondan (ateşten)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَلَا
ve olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يُسْتَعْتَبُونَ
mazeret istenenlerden
Fiil
Kök: عتب
Dilbilgisi (i'rab)
يُسْتَعْتَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

"Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür." O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun sebebi şudur; Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün onlar, ateşten çıkarılmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunun sebebi şudur: “Siz Allah’ın ayetleriyle alay ettiniz; dünya hayatı sizi aldattı.” Bugün ondan (ateşten) çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah’ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"This, because ye used to take the Signs of Allah in jest, and the life of the world deceived you:" (From) that Day, therefore, they shall not be taken out thence, nor shall they be received into Grace.

A. Yusuf Alipublic-domain

because you received God’s revelations with ridicule and were deceived by worldly life.’ They will not be brought out of the Fire on that Day, nor will they be given the chance to make amends.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

This, forasmuch as ye made the revelations of Allah a jest, and the life of the world beguiled you. Therefor this day they come not forth from thence, nor can they make amends.

M. Pickthallpublic-domain

That is because you took the verses of Allāh in ridicule, and worldly life deluded you." So that Day they will not be removed from it, nor will they be asked to appease [Allāh].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هذا الذي حلَّ بكم مِن عذاب الله؛ بسبب أنكم اتخذتم آيات الله وحججه هزوًا ولعبًا، وخدعتكم زينة الحياة الدنيا، فاليوم لا يُخرجون من النار، ولا هم يُرَدُّون إلى الدنيا؛ ليتوبوا ويعملوا صالحًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular