← Sure 46

46:12

وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً ۚ وَهَـٰذَا كِتَـٰبٌ مُّصَدِّقٌ لِّسَانًا عَرَبِيًّا لِّيُنذِرَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَبُشْرَىٰ لِلْمُحْسِنِينَ

Kelime kelime

وَمِن
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِۦ
ondan önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كِتَٰبُ
Kitabı
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبُİsimeril، merfû (nominatif)
مُوسَىٰٓ
Musa'nın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰٓİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
إِمَامًا
önder
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
إِمَامًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَرَحْمَةً
ve rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهَٰذَا
ve bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
كِتَٰبٌ
Kitaptır
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّصَدِّقٌ
doğrulayan
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
مُّصَدِّقٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّسَانًا
diliyle
İsim
Kök: لسن
Dilbilgisi (i'rab)
لِّسَانًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَرَبِيًّا
Arap
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَبِيًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لِّيُنذِرَ
uyarmak için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُنذِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ظَلَمُوا۟
kendilerine yazık eden(leri)
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَلَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَبُشْرَىٰ
ve müjde (olan)
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بُشْرَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
لِلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananlar (için)
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُحْسِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kuran'dan önce, Musa'nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap'dır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı Tevrat vardı. Bu Kur'ân ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanları müjdelemek için Arap lisanı ile indirilen ve kendinden öncekileri tasdik eden bir kitaptır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendisinden (Kur’an’dan) önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa’nın Kitabı vardır. Bu (Kur’an) da haksızlık edenleri uyarmak ve güzel davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, (önceki vahiyleri) doğrulayıcı bir kitaptır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And before this, was the Book of Moses as a guide and a mercy: And this Book confirms (it) in the Arabic tongue; to admonish the unjust, and as Glad Tidings to those who do right.

A. Yusuf Alipublic-domain

Yet the scripture of Moses was revealed before it as a guide and a mercy, and this is a scripture confirming it in the Arabic language to warn those who do evil and bring good news for those who do good.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When before it there was the Scripture of Moses, an example and a mercy; and this is a confirming Scripture in the Arabic language, that it may warn those who do wrong and bring good tidings for the righteous.

M. Pickthallpublic-domain

And before it was the scripture of Moses to lead and as a mercy. And this is a confirming Book in an Arabic tongue to warn those who have wronged and as good tidings to the doers of good.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن قبل هذا القرآن أنزلنا التوراة إمامًا لبني إسرائيل يقتدون بها، ورحمة لمن آمن بها وعمل بما فيها، وهذا القرآن مصدق لما قبله من الكتب، أنزلناه بلسان عربي؛ لينذر الذين ظلموا أنفسهم بالكفر والمعصية، وبشرى للذين أطاعوا الله، فأحسنوا في إيمانهم وطاعتهم في الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?