← Sure 46

46:23

قَالَ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَأُبَلِّغُكُم مَّآ أُرْسِلْتُ بِهِۦ وَلَـٰكِنِّىٓ أَرَىٰكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّمَا
sadece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
ٱلْعِلْمُ
bilgi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِلْمُİsimeril، merfû (nominatif)
عِندَ
katındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَأُبَلِّغُكُم
ve ben size tebliğ ediyorum
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُبَلِّغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّآ
şeyi (mesajı)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّآİsimism-i mevsûl
أُرْسِلْتُ
gönderildiğim
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أُرْسِلْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَلَٰكِنِّىٓ
fakat ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَرَىٰكُمْ
sizi görüyorum
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَوْمًا
bir kavim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَجْهَلُونَ
cahillik eden
Fiil
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْهَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

"Doğrusu bunun ne zaman geleceğini Allah bilir; ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum; fakat sizin cahil bir millet olduğunuzu görüyorum." dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hud: "O azabın ne zaman geleceğine dair ilim Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Hud ise) “O bilgi yalnızca Allah’ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi ulaştırıyorum. Fakat sizin cahil bir topluluk olduğunuzu görüyorum!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "The Knowledge (of when it will come) is only with Allah: I proclaim to you the mission on which I have been sent: But I see that ye are a people in ignorance!"..

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘Only God knows when it will come: I simply convey to you the message I am sent with but I can see you are an insolent people.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: The knowledge is with Allah only. I convey unto you that wherewith I have been sent, but I see you are a folk that know not.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "Knowledge [of its time] is only with Allāh, and I convey to you that with which I was sent; but I see you [to be] a people behaving ignorantly."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال هود عليه السلام: إنما العلم بوقت مجيء ما وُعدتم به من العذاب عند الله، وإنما أنا رسول الله إليكم، أبلغكم عنه ما أرسلني به، ولكني أراكم قومًا تجهلون في استعجالكم العذاب، وجرأتكم على الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?