← Sure 46

46:29

وَإِذْ صَرَفْنَآ إِلَيْكَ نَفَرًا مِّنَ ٱلْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقُرْءَانَ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُوٓا۟ أَنصِتُوا۟ ۖ فَلَمَّا قُضِىَ وَلَّوْا۟ إِلَىٰ قَوْمِهِم مُّنذِرِينَ

Kelime kelime

وَإِذْ
bir zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
صَرَفْنَآ
yöneltmiştik
Fiil
Kök: صرف
Dilbilgisi (i'rab)
صَرَفْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَفَرًا
bir topluluğu
İsim
Kök: نفر
Dilbilgisi (i'rab)
نَفَرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
cinlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجِنِّ
cinler
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِنِّİsimeril، mecrûr (genitif)
يَسْتَمِعُونَ
dinlemek üzere
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
فَلَمَّا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
حَضَرُوهُ
ona geldikleri
Fiil
Kök: حضر
Dilbilgisi (i'rab)
حَضَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَالُوٓا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنصِتُوا۟
susun (dinleyin)
Fiil
Kök: نصت
Dilbilgisi (i'rab)
أَنصِتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَلَمَّا
zaman da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
قُضِىَ
bitirildiği
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قُضِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
وَلَّوْا۟
döndüler
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَىٰ
kavimlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِهِم
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّنذِرِينَ
uyarıcılar olarak
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
مُّنذِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kuran'ı dinleyecek cinlerden bir takımını sana yöneltmiştik. Onlar Kuran'ı dinlemeğe hazır olunca birbirlerine: "Susun" dediler. Kuran'ın okunması bitince, her biri birer uyarıcı olarak milletlerine döndüler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani cinlerden bir grubu, Kur’an’ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. (Kur’an’ı dinlemeye) hazır olduklarında (birbirlerine) “Susun!” demişler, (dinlemeleri) bitince uyarıcılar olarak toplumlarına dönmüşlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold, We turned towards thee a company of Jinns (quietly) listening to the Qur'an: when they stood in the presence thereof, they said, "Listen in silence!" When the (reading) was finished, they returned to their people, to warn (them of their sins).

A. Yusuf Alipublic-domain

We sent a group of jinn to you [Prophet] to listen to the Quran. When they heard it, they said to one another, ‘Be quiet!’ Then when it was finished they turned to their community and gave them warning.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We inclined toward thee (Muhammad) certain of the jinn, who wished to hear the Qur'an and, when they were in its presence, said: Give ear! and, when it was finished, turned back to their people, warning.

M. Pickthallpublic-domain

And [mention, O Muḥammad], when We directed to you a few of the jinn, listening to the Qur’ān. And when they attended it, they said, "Listen attentively." And when it was concluded, they went back to their people as warners.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- حين بعثنا إليك، طائفة من الجن يستمعون منك القرآن، فلما حضروا، ورسول الله صلى الله عليه وسلم يقرأ، قال بعضهم لبعض: أنصتوا؛ لنستمع القرآن، فلما فرغ الرسول من تلاوة القرآن، وقد وعَوه وأثَّر فيهم، رجعوا إلى قومهم منذرين ومحذرين لهم بأس الله، إن لم يؤمنوا به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular