← Sure 6

6:27

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَـٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
تَرَىٰٓ
bir görsen
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِذْ
iken
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
وُقِفُوا۟
durdurulmuş
Fiil
Kök: وقف
Dilbilgisi (i'rab)
وُقِفُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَى
başında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّارِ
ateşin
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَقَالُوا۟
dediklerini
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰلَيْتَنَا
ah! keşke biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
لَيْتَEdatmansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نُرَدُّ
geri döndürülseydik
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
نُرَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 1. çoğul
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
نُكَذِّبَ
yalanlamasaydık
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
نُكَذِّبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِـَٔايَٰتِ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
رَبِّنَا
Rabbimizin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَنَكُونَ
ve olsaydık
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِنَ
inananlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, "keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık" dediklerini bir görsen!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların ateşin karşısında durdurulup “Ah, keşke (dünyaya) geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If thou couldst but see when they are confronted with the Fire! They will say: "Would that we were but sent back! Then would we not reject the signs of our Lord, but would be amongst those who believe!"

A. Yusuf Alipublic-domain

If you could only see, when they are made to stand before the Fire, how they will say, ‘If only we could be sent back, we would not reject the revelations of our Lord, but be among the believers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If thou couldst see when they are set before the Fire and say: Oh, would that we might return! Then would we not deny the revelations of our Lord but we would be of the believers!

M. Pickthallpublic-domain

If you could but see when they are made to stand before the Fire and will say, "Oh, would that we could be returned [to life on earth] and not deny the signs of our Lord and be among the believers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو ترى -أيها الرسول- هؤلاء المشركين يوم القيامة لرأيت أمرًا عظيمًا، وذلك حين يُحْبَسون على النار، ويشاهدون ما فيها من السلاسل والأغلال، ورأوا بأعينهم تلك الأمور العظام والأهوال، فعند ذلك قالوا: ياليتنا نُعاد إلى الحياة الدنيا، فنصدق بآيات الله ونعمل بها، ونكون من المؤمنين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?