← Sure 6

6:30

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ ۚ قَالَ أَلَيْسَ هَـٰذَا بِٱلْحَقِّ ۚ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا ۚ قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
تَرَىٰٓ
(onları) bir görsen
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِذْ
iken
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
وُقِفُوا۟
durdurulmuş
Fiil
Kök: وقف
Dilbilgisi (i'rab)
وُقِفُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
huzurunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَلَيْسَ
değil miymiş?
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
بِٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet gerçektir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
وَرَبِّنَا
Rabbimiz hakkı için
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَذُوقُوا۟
öyle ise tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatek bağlaç، ön ek
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
ettiğinizden
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَكْفُرُونَ
inkar
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah: "Bu gerçek değil mi?" der; onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. Allah da "Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu, bir gerçek değil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rablerinin huzuruna (çıkarılıp) durduruldukları zaman sen onları bir görsen! (Allah:) “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” diye soracak; onlar da “Evet (gerçekmiş)! Rabbimize yemin olsun” diyeceklerdir. (Bunun üzerine Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If thou couldst but see when they are confronted with their Lord! He will say: "Is not this the truth?" They will say: "Yea, by our Lord!" He will say: "Taste ye then the penalty, because ye rejected Faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

If you could only see, when they are made to stand before their Lord, how He will say, ‘Is this not real?’ They will say, ‘Yes indeed, by our Lord.’ He will say, ‘Then taste the torment for having disbelieved.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If thou couldst see when they are set before their Lord! He will say: Is not this real? They will say: Yea, verily, by our Lord! He will say: Taste now the retribution for that ye used to disbelieve.

M. Pickthallpublic-domain

If you could but see when they will be made to stand before their Lord. He will say, "Is this not the truth?" They will say, "Yes, by our Lord." He will [then] say, "So taste the punishment for what you used to deny."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو ترى -أيها الرسول- منكري البعث إذ حُبسوا بين يدي الله تعالى لقضائه فيهم يوم القيامة، لرأيت أسوأ حال، إذ يقول الله جل وعلا أليس هذا بالحق، أي: أليس هذا البعث الذي كنتم تنكرونه في الدنيا حقًّا؟ قالوا: بلى وربنا إنه لحق، قال الله تعالى: فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون أي: العذاب الذي كنتم تكذبون به في الدنيا بسبب جحودكم بالله تعالى ورسوله محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?