← Sure 64

64:6

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا۟ وَتَوَلَّوا۟ ۚ وَّٱسْتَغْنَى ٱللَّهُ ۚ وَٱللَّهُ غَنِىٌّ حَمِيدٌ

Kelime kelime

ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
بِأَنَّهُۥ
sebepledir ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَت
getirirlerdi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
تَّأْتِيهِمْ
onlara getirirdi
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَّأْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رُسُلُهُم
elçileri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
açık deliller
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
فَقَالُوٓا۟
fakat onlar dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَبَشَرٌ
bir insan mı?
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
بَشَرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَهْدُونَنَا
bize yol gösterecek
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَكَفَرُوا۟
ve inkar ettiler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَتَوَلَّوا۟
ve yüz çevirdiler
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَوَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَّٱسْتَغْنَى
muhtaç olmadığını gösterdi
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
وَّEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَغْنَىFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah da
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
غَنِىٌّ
zengindir
İsim
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
غَنِىٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
حَمِيدٌ
övülmüştür
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
حَمِيدٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: "Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?" diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar: "Bir insan mı bize yol gösterecek?" dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(O azabın sebebi) onlara elçilerin apaçık deliller getirmeleri fakat onların “Bir insan mı bizi doğru yola ulaştıracakmış?” demeleriydi. İnkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da zengin (ihtiyaçsız) olduğunu göstermişti. Allah zengindir, hamde (övgüye) layık olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

That was because there came to them messengers with Clear Signs, but they said: "Shall (mere) human beings direct us?" So they rejected (the Message) and turned away. But Allah can do without (them): and Allah is free of all needs, worthy of all praise.

A. Yusuf Alipublic-domain

That is because their messengers came to them with clear signs, yet they said, ‘Should we take guidance from mere mortals?’, rejected the message, and turned away. But God had no need for them: He is all sufficient, worthy of all praise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That was because their messengers (from Allah) kept coming unto them with clear proofs (of Allah's Sovereignty), but they said: Shall mere mortals guide us? So they disbelieved and turned away, and Allah was independent (of them). Allah is Absolute, Owner of Praise.

M. Pickthallpublic-domain

That is because their messengers used to come to them with clear evidences, but they said, "Shall human beings guide us?" and disbelieved and turned away. And Allāh dispensed [with them]; and Allāh is Free of need and Praiseworthy.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ذلك الذي أصابهم في الدنيا، وما يصيبهم في الآخرة؛ بسبب أنهم كانت تأتيهم رسل الله بالآيات البينات والمعجزات الواضحات، فقالوا منكرين: أبشر مثلنا يرشدوننا؟ فكفروا بالله وجحدوا رسالة رسله، وأعرضوا عن الحق فلم يقبلوه. واستغنى الله، والله غني، له الغنى التام المطلق، حميد في أقواله وأفعاله وصفاته لا يبالي بهم، ولا يضره ضلالهم شيئًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?