← Sure 68

68:17

إِنَّا بَلَوْنَـٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

Kelime kelime

إِنَّا
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَلَوْنَٰهُمْ
bunlara da bela verdik
Fiil
Kök: بلو
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَوْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
بَلَوْنَآ
bela verdiğimiz
Fiil
Kök: بلو
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَوْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَصْحَٰبَ
sahiplerine
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلْجَنَّةِ
bahçe
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَقْسَمُوا۟
onlar yemin etmişlerdi
Fiil
Kök: قسم
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْسَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَيَصْرِمُنَّهَا
bahçeyi mutlaka devşireceklerine
Fiil
Kök: صرم
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَصْرِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مُصْبِحِينَ
sabah olunca
İsim
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
مُصْبِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki biz, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denemiştik. Hani o (bahçe sahipleri) bahçeyi kesin olarak sabah hasat edeceklerine yemin etmişlerdi; istisna etmemişler(di).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Verily We have tried them as We tried the People of the Garden, when they resolved to gather the fruits of the (garden) in the morning.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have tried them as We tried the owners of a certain garden, who swore that they would harvest its fruits in the morning

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! We have tried them as We tried the owners of the garden when they vowed that they would pluck its fruit next morning,

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, We have tried them as We tried the companions of the garden, when they swore to cut its fruit in the [early] morning

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا اختبرنا أهل "مكة" بالجوع والقحط، كما اختبرنا أصحاب الحديقة حين حلفوا فيما بينهم، ليقطعُنَّ ثمار حديقتهم مبكِّرين في الصباح، فلا يَطْعَم منها غيرهم من المساكين ونحوهم، ولم يقولوا: إن شاء الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?