← Sure 7

7:145

وَكَتَبْنَا لَهُۥ فِى ٱلْأَلْوَاحِ مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْعِظَةً وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا۟ بِأَحْسَنِهَا ۚ سَأُو۟رِيكُمْ دَارَ ٱلْفَـٰسِقِينَ

Kelime kelime

وَكَتَبْنَا
ve yazdık
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَتَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَهُۥ
O'nun (Musa) için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
فِى
levhalara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَلْوَاحِ
levhaları
İsim
Kök: لوح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْوَاحِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مِن
ne varsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّوْعِظَةً
öğüte dair
İsim
Kök: وعظ
Dilbilgisi (i'rab)
مَّوْعِظَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَتَفْصِيلًا
ve açıklamasına dair
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَفْصِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّكُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyin
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَخُذْهَا
bunları tut
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
خُذْFiilemir، 2. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بِقُوَّةٍ
kuvvetle
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قُوَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَأْمُرْ
ve emret
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أْمُرْFiilemir، 2. tekil eril
قَوْمَكَ
kavmine
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
يَأْخُذُوا۟
tutsunlar
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْخُذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِأَحْسَنِهَا
bunların en güzelini
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَحْسَنِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
سَأُو۟رِيكُمْ
size göstereceğim
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
أُو۟رِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
دَارَ
yurdunu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دَارَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْفَٰسِقِينَ
yoldan çıkmışların
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَٰسِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık; onlara sıkıca sarıl, milletine de emret en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah'a karşı gelenlerin yurdunu göstereceğim.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve onun için o levhalarda her şeyden yazdık, nasihat ve hükümlerin ayrıntılarına ait herşeyi (belirttik). Haydi bunlara sıkı sarıl, kavmine de emret, onlar da en güzeline sarılsınlar. Size yakında o fasıkların yurdunu göstereceğim.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Her şeyle ilgili öğüt ve her şeyin açıklamasını levhalarda onun için (Musa için) yazmış ve “Onları kuvvetle al (onlara kuvvetle sarıl); kavmine de bu hükümlere en güzel şekilde uymalarını emret!” (demiştik). Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We ordained laws for him in the tablets in all matters, both commanding and explaining all things, (and said): "Take and hold these with firmness, and enjoin thy people to hold fast by the best in the precepts: soon shall I show you the homes of the wicked,- (How they lie desolate)."

A. Yusuf Alipublic-domain

We inscribed everything for him in the Tablets which taught and explained everything, saying, ‘Hold on to them firmly and urge your people to hold fast to their excellent teachings. I will show you the end of those who rebel.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We wrote for him, upon the tablets, the lesson to be drawn from all things and the explanation of all things, then (bade him): Hold it fast; and command thy people (saying): Take the better (course made clear) therein. I shall show thee the abode of evil-livers.

M. Pickthallpublic-domain

And We wrote for him on the tablets [something] of all things - instruction and explanation for all things, [saying], "Take them with determination and order your people to take the best of it. I will show you the home of the defiantly disobedient."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكتبنا لموسى في التوراة من كل ما يحتاج إليه في دينه من الأحكام، موعظة للازدجار والاعتبار وتفصيلا لتكاليف الحلال والحرام والأمر والنهي والقصص والعقائد والأخبار والمغيبات، قال الله له: فخذها بقوة، أي: خذ التوراة بجد واجتهاد، وأمر قومك يعملوا بما شرع الله فيها؛ فإن مَن أشرك منهم ومِن غيرهم فإني سأريه في الآخرة دار الفاسقين، وهي نار الله التي أعدَّها لأعدائه الخارجين عن طاعته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?