← Sure 7

7:203

وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا ۚ قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى ۚ هَـٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
لَمْ
onlara getirmediğin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَأْتِهِم
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَةٍ
bir ayet
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْلَا
keşke
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَاEdattahdîd (teşvik)
ٱجْتَبَيْتَهَا
bunu da derleseydin ya
Fiil
Kök: جبي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱجْتَبَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّمَآ
ben ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَآEdatkâffe (mâ)
أَتَّبِعُ
uyuyorum
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَّبِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مَا
şeye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُوحَىٰٓ
vahyolunana
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوحَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَىَّ
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىَّEdatharf-i cer (edat)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
مِن
Rabbimden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّى
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
هَٰذَا
bu (Kur'an)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
بَصَآئِرُ
basiretlerdir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصَآئِرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَهُدًى
ve yol göstericidir
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَرَحْمَةٌ
ve rahmettir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane yapsaydın ya" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu Kitap inanan millete Rabbinizden açık belgeler, yol gösterme ve rahmettir."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, “Onu da derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için rehber (yol gösterme) ve rahmettir (merhamettir).”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If thou bring them not a revelation, they say: "Why hast thou not got it together?" Say: "I but follow what is revealed to me from my Lord: this is (nothing but) lights from your Lord, and Guidance, and mercy, for any who have faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

When you do not bring them a fresh revelation, they say, ‘But can you not just ask for one?’ Say, ‘I merely repeat what is revealed to me from my Lord: this revelation brings you insights from your Lord, and guidance and mercy for those who believe,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when thou bringest not a verse for them they say: Why hast thou not chosen it? Say: I follow only that which is inspired in me from my Lord. This (Qur'an) is insight from your Lord, and a guidance and a mercy for a people that believe.

M. Pickthallpublic-domain

And when you, [O Muḥammad], do not bring them a sign [i.e., miracle], they say, "Why have you not contrived it?" Say, "I only follow what is revealed to me from my Lord. This [Qur’ān] is enlightenment from your Lord and guidance and mercy for a people who believe."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا لم تجئ -أيها الرسول- هؤلاء المشركين بآية قالوا: هلا أحدَثْتها واختلقتها من عند نفسك، قل لهم -أيها الرسول-: إن هذا ليس لي، ولا يجوز لي فِعْله؛ لأن الله إنما أمرني باتباع ما يوحى إليَّ من عنده، وهو هذا القرآن الذي أتلوه عليكم حججًا وبراهين من ربكم، وبيانًا يهدي المؤمنين إلى الطريق المستقيم، ورحمة يرحم الله بها عباده المؤمنين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?