← Sure 7

7:93

فَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَـٰقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَـٰلَـٰتِ رَبِّى وَنَصَحْتُ لَكُمْ ۖ فَكَيْفَ ءَاسَىٰ عَلَىٰ قَوْمٍ كَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

فَتَوَلَّىٰ
öteye döndü
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَوَلَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقَالَ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰقَوْمِ
Ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
لَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
أَبْلَغْتُكُمْ
ben size duyurdum
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْلَغْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رِسَٰلَٰتِ
mesajlarını
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رِسَٰلَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
رَبِّى
Rabbimin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَنَصَحْتُ
ve öğüt verdim
Fiil
Kök: نصح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَصَحْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فَكَيْفَ
artık nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَيْفَİsimsoru
ءَاسَىٰ
acırım
Fiil
Kök: أسو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاسَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَلَىٰ
bir kavme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَوْمٍ
bir kavmin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَٰفِرِينَ
kafir
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şuayb onlardan döndü de, "Ey milletim! And olsun ki, Rabbimin sözlerini size bildirdim, öğüt verdim; inkarcı millet için niçin üzüleyim?" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Şu'ayb) onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim! dedi, ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim, artık kâfir bir kavme nasıl acırım?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Şuayb) onlardan yüz çevirmiş ve şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajlarını duyurmuş ve size öğüt de vermiştim. Artık kâfir bir kavme nasıl acırım!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So Shu'aib left them, saying: "O my people! I did indeed convey to you the messages for which I was sent by my Lord: I gave you good counsel, but how shall I lament over a people who refuse to believe!"

A. Yusuf Alipublic-domain

so he turned away from them, saying, ‘My people, I delivered my Lord’s messages to you and gave you sincere advice, so why should I grieve for people who refused to believe?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So he turned from them and said: O my people! I delivered my Lord's messages unto you and gave you good advice; then how can I sorrow for a people that rejected (truth)?

M. Pickthallpublic-domain

And he [i.e., Shuʿayb] turned away from them and said, "O my people, I had certainly conveyed to you the messages of my Lord and advised you, so how could I grieve for a disbelieving people?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأعرض شعيب عنهم حينما أيقن بحلول العذاب بهم، وقال: يا قوم لقد أبلغتكم رسالات ربي، ونصحت لكم بالدخول في دين الله والإقلاع عما أنتم عليه، فلم تسمعوا ولم تطيعوا، فكيف أحزن على قوم جحدوا وحدانية الله وكذبوا رسله؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?