← Sure 8

8:19

إِن تَسْتَفْتِحُوا۟ فَقَدْ جَآءَكُمُ ٱلْفَتْحُ ۖ وَإِن تَنتَهُوا۟ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ ۖ وَإِن تَعُودُوا۟ نَعُدْ وَلَن تُغْنِىَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
تَسْتَفْتِحُوا۟
fetih istiyorsanız
Fiil
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَفْتِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَقَدْ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَكُمُ
size geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْفَتْحُ
fetih
İsim
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَتْحُİsimeril، merfû (nominatif)
وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
تَنتَهُوا۟
vazgeçerseniz
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
تَنتَهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَهُوَ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
خَيْرٌ
iyidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَإِن
ama yine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
تَعُودُوا۟
dönerseniz
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
تَعُودُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نَعُدْ
biz de döneriz
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
نَعُدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
وَلَن
sağlayamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَنEdatolumsuzluk
تُغْنِىَ
bir yarar sağlamaz
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
تُغْنِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
عَنكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِئَتُكُمْ
topluluğunuz
İsim
Kök: فأي
Dilbilgisi (i'rab)
فِئَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
شَيْـًٔا
hiçbir şey (yarar)
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَوْEdatşart
كَثُرَتْ
çok da olsa
Fiil
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثُرَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
وَأَنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مَعَ
beraberdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inananlarla
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir, eğer aşırı gitmez de son verirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Ey kâfirler)! Siz zafer istiyorsanız, elbette size zafer geldi! (İnkârdan) vazgeçerseniz bu sizin için hayırlı olandır. (Peygamber’e düşmanlığa) dönerseniz, biz de (ona yardıma) döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Şüphesiz ki Allah müminlerle beraberdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(O Unbelievers!) if ye prayed for victory and judgment, now hath the judgment come to you: if ye desist (from wrong), it will be best for you: if ye return (to the attack), so shall We. Not the least good will your forces be to you even if they were multiplied: for verily Allah is with those who believe!

A. Yusuf Alipublic-domain

[Disbelievers], if you were seeking a decision, now you have witnessed one: if you stop here, it will be better for you. If you return, so shall We, and your forces, though greater in number, will be of no use to you. God is with the believers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(O Qureysh!) If ye sought a judgment, now hath the judgment come unto you. And if ye cease (from persecuting the believers) it will be better for you, but if ye return (to the attack) We also shall return. And your host will avail you naught, however numerous it be, and (know) that Allah is with the believers (in His Guidance).

M. Pickthallpublic-domain

If you [disbelievers] seek the decision [i.e., victory] - the decision [i.e., defeat] has come to you. And if you desist [from hostilities], it is best for you; but if you return [to war], We will return, and never will you be availed by your [large] company at all, even if it should increase; and [that is] because Allāh is with the believers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن تطلبوا -أيها الكفار- من الله أن يوقع بأسه وعذابه على المعتدين الظالمين فقد أجاب الله طلبكم، حين أوقع بكم مِن عقابه ما كان نكالا لكم وعبرة للمتقين، فإن تنتهوا -أيها الكفار- عن الكفر بالله ورسوله وقتال نبيه محمد صلى الله عليه وسلم، فهو خير لكم في دنياكم وأخراكم، وإن تعودوا إلى الحرب وقتال محمد صلى الله عليه وسلم وقتال أتباعه المؤمنين نَعُدْ بهزيمتكم كما هُزمتم يوم "بدر"، ولن تغني عنكم جماعتكم شيئًا، كما لم تغن عنكم يوم "بدر" مع كثرة عددكم وعتادكم وقلة عدد المؤمنين وعدتهم، وأن الله مع المؤمنين بتأييده ونصره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?