← Sure 8

8:26

وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kelime kelime

وَٱذْكُرُوٓا۟
düşünün ki
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
bir zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَنتُمْ
siz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
قَلِيلٌ
az idiniz
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّسْتَضْعَفُونَ
hırpalanıyordunuz
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
مُّسْتَضْعَفُونَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)، sıfat
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
تَخَافُونَ
korkuyordunuz
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
تَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَن
sizi kapıp götürmesinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَتَخَطَّفَكُمُ
atılırız
Fiil
Kök: خطف
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَخَطَّفَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنَّاسُ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
فَـَٔاوَىٰكُمْ
(Allah) sizi barındırdı
Fiil
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ـَٔاوَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَيَّدَكُم
ve sizi destekledi
Fiil
Kök: أيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَيَّدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِنَصْرِهِۦ
yardımıyle
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَصْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَرَزَقَكُم
ve sizi besledi
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَزَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
güzel şeylerle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلطَّيِّبَٰتِ
güzel şeyleri
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّيِّبَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
لَعَلَّكُمْ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hatırlayın ki hani siz yeryüzünde zayıf düşürülmüş az (bir toplum)dunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye (Allah) sizi barındırmıştı; yardımıyla sizi desteklemişti ve sizi temiz şeylerden rızıklandırmıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Call to mind when ye were a small (band), despised through the land, and afraid that men might despoil and kidnap you; But He provided a safe asylum for you, strengthened you with His aid, and gave you Good things for sustenance: that ye might be grateful.

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember when you were few, victimized in the land, afraid that people might catch you, but God sheltered you and strengthened you with His help, and provided you with good things so that you might be grateful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And remember, when ye were few and reckoned feeble in the land, and were in fear lest men should extirpate you, how He gave you refuge, and strengthened you with His help, and made provision of good things for you, that haply ye might be thankful.

M. Pickthallpublic-domain

And remember when you were few and oppressed in the land, fearing that people might abduct you, but He sheltered you, supported you with His victory, and provided you with good things - that you might be grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا أيها المؤمنون نِعَم الله عليكم إذ أنتم بـ"مكة" قليلو العدد مقهورون، تخافون أن يأخذكم الكفار بسرعة، فجعل لكم مأوى تأوون إليه وهو "المدينة"، وقوَّاكم بنصره عليهم يوم "بدر"، وأطعمكم من الطيبات -التي من جملتها الغنائم-؛ لكي تشكروا له على ما رزقكم وأنعم به عليكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?