← Sure 9

9:122

۞ وَمَا كَانَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُوا۟ كَآفَّةً ۚ فَلَوْلَا نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُوا۟ فِى ٱلدِّينِ وَلِيُنذِرُوا۟ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ

Kelime kelime

وَمَا
ve değillerdi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
inananlar
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
لِيَنفِرُوا۟
sefere çıkacak
Fiil
Kök: نفر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَنفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَآفَّةً
hepsi toptan
İsim
Kök: كفف
Dilbilgisi (i'rab)
كَآفَّةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَوْلَا
gerekmez mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَوْلَاEdattahdîd (teşvik)
نَفَرَ
geri kalmaları
Fiil
Kök: نفر
Dilbilgisi (i'rab)
نَفَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِن
her
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
فِرْقَةٍ
kabileden
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْقَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْهُمْ
içlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
طَآئِفَةٌ
bir cemaatin
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّيَتَفَقَّهُوا۟
iyice öğrenmek için
Fiil
Kök: فقه
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَتَفَقَّهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
dini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلدِّينِ
ceza
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دِّينِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلِيُنذِرُوا۟
ve uyarmaları için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُنذِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَوْمَهُمْ
kavimlerine
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
رَجَعُوٓا۟
dönüp geldikleri
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
رَجَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَعَلَّهُمْ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَحْذَرُونَ
sakınırlar diye
Fiil
Kök: حذر
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْذَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnananlar toptan savaşa çıkmamalıdır. Her topluluktan bir taifenin dini iyi öğrenmek ve milletlerini geri döndüklerinde uyarmak üzere geri kalmaları gerekli olmaz mı? Ki böylece belki yanlış hareketlerden çekinirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bununla beraber müminlerin hepsinin birden topyekün savaşa katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da din ilimlerinde derinleşmeli ve kabileleri savaştan dönüp gelince onları uyarmalıdır ki, böylece Allah'ın azabından sakınırlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Müminlerin hepsinin toptan çıkmaları (çıkıp gelmeleri) doğru değildir. Her birinden (her toplumdan) bir grup dinde derin anlayış sahibi olmak ve sakınırlar ümidiyle kendilerine döndüklerinde toplumlarını uyarmak için nefer olmalıdır (yola çıkmalıdır).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor should the Believers all go forth together: if a contingent from every expedition remained behind, they could devote themselves to studies in religion, and admonish the people when they return to them,- that thus they (may learn) to guard themselves (against evil).

A. Yusuf Alipublic-domain

Yet it is not right for all the believers to go out [to battle] together: out of each community, a group should go out to gain understanding of the religion, so that they can teach their people when they return and so that they can guard themselves against evil.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the believers should not all go out to fight. Of every troop of them, a party only should go forth, that they (who are left behind) may gain sound knowledge in religion, and that they may warn their folk when they return to them, so that they may beware.

M. Pickthallpublic-domain

And it is not for the believers to go forth [to battle] all at once. For there should separate from every division of them a group [remaining] to obtain understanding in the religion and warn [i.e., advise] their people when they return to them that they might be cautious.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما كان ينبغي للمؤمنين أن يخرجوا جميعًا لقتال عدوِّهم، كما لا يستقيم لهم أن يقعدوا جميعًا، فهلا خرج من كل فرقة جماعة تحصل بهم الكفاية والمقصود؛ وذلك ليتفقه النافرون في دين الله وما أنزل على رسوله، وينذروا قومهم بما تعلموه عند رجوعهم إليهم، لعلهم يحذرون عذاب الله بامتثال أوامره واجتناب نواهيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?