← Sure 9

9:66

لَا تَعْتَذِرُوا۟ قَدْ كَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَـٰنِكُمْ ۚ إِن نَّعْفُ عَن طَآئِفَةٍ مِّنكُمْ نُعَذِّبْ طَآئِفَةًۢ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Kelime kelime

لَا
hiç özür dilemeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَعْتَذِرُوا۟
özür dilemeyin
Fiil
Kök: عذر
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْتَذِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
كَفَرْتُم
siz inkar ettiniz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِيمَٰنِكُمْ
inandıktan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
نَّعْفُ
affetsek bile
Fiil
Kök: عفو
Dilbilgisi (i'rab)
نَّعْفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَن
bir kısmını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
طَآئِفَةٍ
bir grup
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نُعَذِّبْ
azab edeceğiz
Fiil
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
نُعَذِّبْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
طَآئِفَةًۢ
bir kısmına da
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةًۢİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِأَنَّهُمْ
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوا۟
suç işlediklerinden
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُجْرِمِينَ
suç işliyorlar
İsim
Kök: جرم
Dilbilgisi (i'rab)
مُجْرِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Özür beyan etmeyin, inandıktan sonra inkar ettiniz. İçinizden bir topluluğu affetsek bile, suçlarından ötürü bir topluluğa da azab ederiz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Boşuna özür dilemeyin, iman ettik dedikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını affetsek bile bir kısmını suçlarında ısrar ettikleri için azabımıza uğratacağız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Boşuna) özür dilemeyin! (Çünkü) siz iman ettikten sonra elbette kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile suçlu olduklarından dolayı bir gruba da azap edeceğiz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Make ye no excuses: ye have rejected Faith after ye had accepted it. If We pardon some of you, We will punish others amongst you, for that they are in sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not try to justify yourselves; you have gone from belief to disbelief.’ We may forgive some of you, but We will punish others: they are evildoers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Make no excuse. Ye have disbelieved after your (confession of) belief. If We forgive a party of you, a party of you We shall punish because they have been guilty.

M. Pickthallpublic-domain

Make no excuse; you have disbelieved [i.e., rejected faith] after your belief. If We pardon one faction of you - We will punish another faction because they were criminals.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا تعتذروا -معشر المنافقين- فلا جدوى مِن اعتذاركم، قد كفرتم بهذا المقال الذي استهزأتم به، إن نعف عن جماعة منكم طلبت العفو وأخلصت في توبتها، نعذب جماعة أخرى بسبب إجرامهم بهذه المقالة الفاجرة الخاطئة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?