← Root dictionary
بور

ruined

5 occurrences

Representative gloss derived from QAC word translations

5
Occur.
3
Lemmas
4
Forms
4
Surahs

Classical lexicon

بور

البوار: فرط الكساد، ولما كان فرط الكساد يؤدي إلى الفساد- كما قيل: كسد حتى فسد- عبر بالبوار عن الهلاك، يقال: بار الشيء يبور بوارا وبورا، قال عز وجل: تجارة لن تبور [فاطر/ 29]، ومكر أولئك هو يبور [فاطر/ 10]، و# روي: «نعوذ بالله من بوار الأيم» ، وقال عز وجل: وأحلوا قومهم دار البوار [إبراهيم/ 28]، ويقال: رجل حائر بائر ، وقوم حور بور. وقال عز وجل: حتى نسوا الذكر وكانوا قوما بورا [الفرقان/ 18]، أي: هلكى، جمع: بائر. وقيل: بل هو مصدر يوصف به الواحد والجمع، فيقال: رجل بور وقوم بور، وقال الشاعر: 72- يا رسول المليك إن لساني %~% راتق ما فتقت إذ أنا بور وبار الفحل الناقة: إذا تشممها ألاقح هي أم لا ؟، ثم يستعار ذلك للاختبار، فيقال: برت كذا، أي: اختبرته.

Exdore translation — not part of the source

el-Bevâr (البوار): aşırı durgunluk, kesatlık. Durgunluğun aşırısı bozulmaya (fesada) götürdüğü için -"kesada uğradı, hatta bozuldu" (kesad hattâ fesad) denildiği gibi- "bevâr" kelimesiyle helâk (yok oluş) ifade edilmiştir. "Bâre'ş-şey'u yebûru bevâran ve bûran" (bir şey kesada/helâke uğradı) denir. Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur: "Asla batmayacak (kesada uğramayacak) bir ticaret" [35:29]; "Onların tuzağı ise boşa çıkar (yok olup gider)" [35:10]. Rivayet edilmiştir: "Kadının kocasız (evlenemez) kalmasının helâkinden Allah'a sığınırız." Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur: "Ve kavimlerini helâk yurduna sürüklediler" [14:28]. "Racülün hâirun bâirun" (şaşkın, işe yaramaz/helâke uğramış adam) denir; "kavmun hûrun bûrun" (helâke uğramış topluluk) denir. Allah azze ve celle: "Nihayet zikri (öğüdü) unuttular ve helâk olmuş bir topluluk oldular" [25:18], yani helâk olanlar; "bâir"in çoğuludur. Bir görüşe göre ise o, hem tekil hem çoğul için sıfat olarak kullanılan bir mastardır; nitekim "racülün bûr" (helâk olmuş adam) ve "kavmun bûr" (helâk olmuş topluluk) denir. Şair demiştir: 72- Ey Melik'in (hükümdarın) elçisi, şüphesiz benim dilim %~% ben helâk (perişan) halde iken senin yırtıp açtığını onaran (kapatan)dır. "Bâre'l-fahlü'n-nâkate" (aygır dişi deveyi "bâre" etti): onu koklayıp gebe mi değil mi diye anlamaya çalışmasıdır. Sonra bu (fiil), sınama/deneme için mecazen (istiare yoluyla) kullanılır; "burtu kezâ" denir, yani "onu sınadım (denedim)."

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Al-Rāghib al-Iṣfahānī (d. 502/1108), Mufradāt Alfāẓ al-Qurʾān. The work is public domain; the text is taken from the OpenITI corpus, based on the edition of Ṣafwān ʿAdnān al-Dāwūdī. This is lexical/root study, not tafsīr.

Word family · 3

Dictionary forms (lemmas) derived from this root, by frequency

يَبُورُVerb(will) perish2
بُورNounruined2
بَوارNoun(of) destruction1

Derived forms · 4

بُورًا
ruined
2
تَبُورَ
it will perish
1
يَبُورُ
(will) perish
1
ٱلْبَوَارِ
(of) destruction
1

Occurrences