← Sure 8

8:60

وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ ۚ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Kelime kelime

وَأَعِدُّوا۟
hazırlayın
Fiil
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَعِدُّFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَهُم
onlara karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّا
gücünüz yettiği kadar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
ٱسْتَطَعْتُم
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَطَعْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
kuvvet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قُوَّةٍ
güç
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
قُوَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَمِن
ve cihad için bağlanıp beslenen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنEdatharf-i cer (edat)
رِّبَاطِ
bağlı
İsim
Kök: ربط
Dilbilgisi (i'rab)
رِّبَاطِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْخَيْلِ
atlar
İsim
Kök: خيل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَيْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
تُرْهِبُونَ
korkutursunuz
Fiil
Kök: رهب
Dilbilgisi (i'rab)
تُرْهِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦ
bununla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
عَدُوَّ
düşmanını
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدُوَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَعَدُوَّكُمْ
ve sizin düşmanınızı
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَدُوَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَءَاخَرِينَ
ve başkalarını
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاخَرِينَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِن
onların dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِمْ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
sizin bilmediğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَعْلَمُونَهُمُ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَعْلَمُهُمْ
bildiği
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ne ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاİsimşart
تُنفِقُوا۟
harcarsanız
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
تُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
herşeyden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فِى
yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
يُوَفَّ
tam olarak ödenir
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوَفَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَنتُمْ
ve siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَا
hiç haksızlığa uğratılmazsınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُظْلَمُونَ
zulmedilmezsiniz
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
تُظْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen (savaş) atlar(ı) hazırlayın ki on(lar)la Allah’ın düşman(lar)ını, sizin düşman(lar)ınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Allah yolunda ne infak ederseniz (verirseniz) size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Against them make ready your strength to the utmost of your power, including steeds of war, to strike terror into (the hearts of) the enemies, of Allah and your enemies, and others besides, whom ye may not know, but whom Allah doth know. Whatever ye shall spend in the cause of Allah, shall be repaid unto you, and ye shall not be treated unjustly.

A. Yusuf Alipublic-domain

Prepare whatever forces you [believers] can muster, including warhorses, to frighten off God’s enemies and yours, and warn others unknown to you but known to God. Whatever you give in God’s cause will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Make ready for them all thou canst of (armed) force and of horses tethered, that thereby ye may dismay the enemy of Allah and your enemy, and others beside them whom ye know not. Allah knoweth them. Whatsoever ye spend in the way of Allah it will be repaid to you in full, and ye will not be wronged.

M. Pickthallpublic-domain

And prepare against them whatever you are able of power and of steeds of war by which you may terrify the enemy of Allāh and your enemy and others besides them whom you do not know [but] whom Allāh knows. And whatever you spend in the cause of Allāh will be fully repaid to you, and you will not be wronged.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأعدُّوا - يا معشر المسلمين - لمواجهة أعدائكم كل ما تقدرون عليه مِن عدد وعدة، لتُدْخلوا بذلك الرهبة في قلوب أعداء الله وأعدائكم المتربصين بكم، وتخيفوا آخرين لا تظهر لكم عداوتهم الآن، لكن الله يعلمهم ويعلم ما يضمرونه. وما تبذلوا من مال وغيره في سبيل الله قليلا أو كثيرًا يخلفه الله عليكم في الدنيا، ويدخر لكم ثوابه إلى يوم القيامة، وأنتم لا تُنْقصون من أجر ذلك شيئًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?