← Kök sözlüğü
رعي

otlağı

10 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

10
Geçiş
6
Lemma
9
Biçim
9
Sure

Klasik sözlük

رعى

الرعي في الأصل: حفظ الحيوان، إما بغذائه الحافظ لحياته، وإما بذب العدو عنه. يقال: رعيته، أي: حفظته، وأرعيته: جعلت له ما يرعى. والرعي: ما يرعاه، والمرعى: موضع الرعي، قال تعالى: كلوا وارعوا أنعامكم [طه/ 54]، أخرج منها ماءها ومرعاها [النازعات/ 31]، والذي أخرج المرعى [الأعلى/ 4]، وجعل الرعي والرعاء للحفظ والسياسة. قال تعالى: فما رعوها حق رعايتها [الحديد/ 27]، أي: ما حافظوا عليها حق المحافظة. ويسمى كل سائس لنفسه أو لغيره راعيا، و# روي: «كلكم راع، وكلكم مسئول عن رعيته» قال الشاعر: 191- ولا المرعي في الأقوام كالراعي وجمع الراعي رعاء ورعاة. ومراعاة الإنسان للأمر: مراقبته إلى ما ذا يصير، وما ذا منه يكون، ومنه: راعيت النجوم، قال تعالى: لا تقولوا: راعنا وقولوا انظرنا [البقرة/ 104]، وأرعيته ليس قطا مثل قطي ولا ال %~% مرعي في الأقوام كالراعي سمعي: جعلته راعيا لكلامه، وقيل: أرعني سمعك، ويقال: أرع على كذا، فيعدى بعلى أي: أبق عليه، وحقيقته: أرعه مطلعا عليه.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

Ra'y (الرعي) aslında: Hayvanı korumaktır; ya hayatını sürdürecek gıdasını sağlayarak, ya da düşmanı ondan uzaklaştırarak. "Ra'aytuhu" denir, yani: onu korudum. "Er'aytuhu": ona otlayacağı şeyi sağladım. "Er-ra'y": otlanan şey; "el-mer'â": otlama yeri. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın" [20:54], "Ondan suyunu ve otlağını çıkardı" [79:31], "Ve otlağı çıkaran" [87:4]. Ra'y ve riâ' (الرعي والرعاء) korumak ve yönetmek anlamında kullanılmıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ama ona gereği gibi riayet etmediler (mâ raavhâ hakka riâyetihâ)" [57:27], yani: onu gerektiği gibi korumadılar/gözetmediler. Kendisini ya da başkasını yöneten herkese "râ'î" (çoban/yönetici) denir. Rivayet edilmiştir: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden (raiyyetinizden) sorumlusunuz." Şair şöyle demiştir: 191- "Topluluklar içinde güdülen, güden gibi değildir" "Râ'î"nin çoğulu "riâ'" ve "ruât"tır. İnsanın bir işi "murâât" etmesi: onun neye varacağını, ondan ne çıkacağını gözetlemesidir. "Râaytu'n-nucûm" (yıldızları gözetledim) bundandır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "'Râ'inâ' demeyin, 'unzurnâ' deyin" [2:104]. "Er'aytuhu" "Benim kata'm gibi bir kata' değildir, ne de %~% topluluklar içinde güdülen, güden gibidir" "sem'î": onu, onun sözünü (kelâmını) gözeten (dinleyen) kıldım. "Er'inî sem'ake" (kulağını bana ver) da denir. "Er'i alâ kezâ" denir; "alâ" ile geçişli yapılır, yani: onu esirge/ona acı. Hakiki anlamı: onu gözetip ona muttali ol demektir.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 6

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

راعِFiilve ra'ina2
راعيİsimözen gösterirler2
رَعَFiilve otlatın2
مَرْعَىİsimve otlağını2
رِعايَتİsimriayet ederek1
رِعاءİsimçobanlar1

Türevler · 9

رَٰعُونَ
özen gösterirler
2
رِعَايَتِهَا
riayet ederek
1
وَمَرْعَىٰهَا
ve otlağını
1
رَعَوْهَا
ona uymadılar
1
وَٱرْعَوْا۟
ve otlatın
1
ٱلْمَرْعَىٰ
otlağı
1
رَٰعِنَا
Ra'ina (bizi gözet yahut: kaba söz)
1
ٱلرِّعَآءُ
çobanlar
1
وَرَٰعِنَا
ve ra'ina
1

Geçişler