← Kök sözlüğü
غمم

o üzüntünün

11 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

11
Geçiş
3
Lemma
9
Biçim
8
Sure

Klasik sözlük

غمغمم köküne korpusun lemma eşlemesiyle bağlandı

الغم: ستر الشيء، ومنه: الغمام لكونه ساترا لضوء الشمس. قال تعالى: يأتيهم الله في ظلل من الغمام [البقرة/ 210]. والغمى مثله، ومنه: غم الهلال، ويوم غم، وليلة غمة وغمى، قال: 341- ليلة غمى طامس هلالها وغمة الأمر. قال: ثم لا يكن أمركم عليكم غمة [يونس/ 71]، أي: كربة. يقال: غم أوغلتها ومكره إيغالها وغمة. أي: كرب وكربة، والغمامة: خرقة تشد على أنف الناقة وعينها، وناصية غماء: تستر الوجه.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Gamm (الغم): bir şeyi örtmektir. Bundan dolayı "gamâm" (bulut) denilmiştir; çünkü o, güneşin ışığını örtücüdür. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Allah'ın, bulut gölgeleri içinde onlara gelmesi" [2:210]. el-Gamâ (الغمى) da onun gibidir. Bundan: "hilâl örtüldü/görünmedi (غم الهلال)", "bulutlu/kapalı gün (يوم غم)", "kapalı gece (ليلة غمة وغمى)" denir. Şair şöyle dedi: 341- %~% Hilâli silik/görünmez olan kapalı bir gece %~% Ve "işin gammesi (غمة الأمر)". Yüce Allah şöyle buyurdu: "Sonra işiniz size bir gamme (غمة) olmasın" [10:71], yani: bir sıkıntı. Denir ki: gamm [belirsiz: أوغلتها ومكره إيغالها] ve gamme (غمة); yani: keder ve sıkıntı. el-Gamâme (الغمامة): devenin burnuna ve gözüne bağlanan bez parçasıdır. "Gammâ perçem (ناصية غماء)": yüzü örten perçem.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 3

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

غَمّİsimo üzüntünün6
غَمامİsimbulutu4
غُمَّةİsimbir dert1

Türevler · 9

ٱلْغَمِّ
o üzüntünün
3
ٱلْغَمَٰمَ
bulutla
1
غَمًّۢا
gam
1
غُمَّةً
bir dert
1
ٱلْغَمَامِ
bulutla
1
ٱلْغَمَامَ
bulutu
1
بِٱلْغَمَٰمِ
bulutları
1
غَمٍّ
o üzüntünün
1
بِغَمٍّ
gam üstüne
1

Geçişler