← Sure 10

10:13

وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ ۙ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
أَهْلَكْنَا
helak ettik
Fiil
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْقُرُونَ
nice nesilleri
İsim
Kök: قرن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرُونَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِن
sizden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكُمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَمَّا
haksızlık ettiklerinden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لَمَّاİsimzaman zarfı
ظَلَمُوا۟
zulmeden(lere)
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَلَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجَآءَتْهُمْ
kendilerine geldiği halde
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَآءَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رُسُلُهُم
peygamberleri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
apaçık delillerle
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve iman etmeyecekleri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيُؤْمِنُوا۟
inanmadılar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَذَٰلِكَ
işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
نَجْزِى
cezalandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْزِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْقَوْمَ
topluluğunu
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْمُجْرِمِينَ
suçlular
İsim
Kök: جرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُجْرِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki haksızlık ettikleri için sizden önce nice nesilleri helak etmiştik. Elçileri kendilerine apaçık deliller getirmişti; (ancak) onlar iman etmemişlerdi. İşte suçlu toplumları böyle cezalandırırız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Generations before you We destroyed when they did wrong: their messengers came to them with clear-signs, but they would not believe! thus do We requite those who sin!

A. Yusuf Alipublic-domain

Before you people, We destroyed whole generations when they did evil- their messengers brought them clear signs but they refused to believe. This is how We repay the guilty.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We destroyed the generations before you when they did wrong; and their messengers (from Allah) came unto them with clear proofs (of His Sovereignty) but they would not believe. Thus do We reward the guilty folk.

M. Pickthallpublic-domain

And We had already destroyed generations before you when they wronged, and their messengers had come to them with clear proofs, but they were not to believe. Thus do We recompense the criminal people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد أهلكنا الأمم التي كذَّبت رسل الله من قبلكم -أيها المشركون بربهم- لـمَّا أشركوا، وجاءتهم رسلهم من عند الله بالمعجزات الواضحات والحجج التي تبين صدق مَن جاء بها، فلم تكن هذه الأمم التي أهلكناها لتصدق رسلها وتنقاد لها، فاستحقوا الهلاك، ومثل ذلك الإهلاك نجزي كل مجرم متجاوز حدود الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?