← Sure 10

10:35

قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ ۚ قُلِ ٱللَّهُ يَهْدِى لِلْحَقِّ ۗ أَفَمَن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ أَحَقُّ أَن يُتَّبَعَ أَمَّن لَّا يَهِدِّىٓ إِلَّآ أَن يُهْدَىٰ ۖ فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلْ
var mıdır?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
مِن
sizin ortak koştuklarınızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
شُرَكَآئِكُم
ortağı
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
شُرَكَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّن
bir kimse
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنİsimism-i mevsûl
يَهْدِىٓ
iletecek
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَى
hakka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَهْدِى
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِلْحَقِّ
hakka
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
أَفَمَن
kimse mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَهْدِىٓ
ileten
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَى
hakka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
أَحَقُّ
daha lâyıktır
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَقُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
أَن
uyulmaya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُتَّبَعَ
uyan
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
يُتَّبَعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
أَمَّن
yoksa kimse mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatatıf bağlacı
مَّنİsimism-i mevsûl
لَّا
doğru yolu bulamayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يَهِدِّىٓ
doğru yola gelirler
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهِدِّىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَّآ
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
kendisi yöneltilmesi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُهْدَىٰ
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يُهْدَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فَمَا
ne oluyor
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
كَيْفَİsimsoru
تَحْكُمُونَ
hüküm veriyorsunuz
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْكُمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Koştuğunuz ortaklardan gerçeğe eriştiren var mıdır?" De ki: "Ama Allah gerçeğe eriştirir. Gerçeğe eriştiren mi, yoksa, birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmağa daha layıktır? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki, "Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?" Deki, "Allah, hak olan doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ortak koştuklarınızdan gerçeğe ulaştıracak olan var mı?” De ki: “Allah gerçeğe ulaştırır. Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle) hükmediyorsunuz?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Of your 'partners' is there any that can give any guidance towards truth?" Say: "It is Allah Who gives guidance towards truth, is then He Who gives guidance to truth more worthy to be followed, or he who finds not guidance (himself) unless he is guided? what then is the matter with you? How judge ye?"

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Can any of your partner-gods show the way to the Truth?’ Say, ‘God shows the way to the Truth. Is someone who shows the way to the Truth more worthy to be followed, or someone who cannot find the way unless he himself is shown? What is the matter with you? How do you judge?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Is there of your partners (whom ye ascribe unto Allah) one that leadeth to the Truth? Say: Allah leadeth to the Truth. Is He Who leadeth to the Truth more deserving that He should be followed, or he who findeth not the way unless he (himself) be guided. What aileth you? How judge ye?

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Are there of your 'partners' any who guides to the truth?" Say, "Allāh guides to the truth. So is He who guides to the truth more worthy to be followed or he who guides not unless he is guided? Then what is [wrong] with you - how do you judge?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: هل مِن شركائكم مَن يرشد إلى الطريق المستقيم؟ فإنهم لا يقدرون على ذلك، قل لهم: الله وحده يهدي الضال عن الهدى إلى الحق. أيهما أحق بالاتباع: مَن يهدي وحده للحق أم من لا يهتدي لعدم علمه ولضلاله، وهي شركاؤكم التي لا تَهدي ولا تَهتدي إلا أن تُهدَى؟ فما بالكم كيف سوَّيتم بين الله وخلقه؟ وهذا حكم باطل.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?