← Sure 11

11:62

قَالُوا۟ يَـٰصَـٰلِحُ قَدْ كُنتَ فِينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هَـٰذَآ ۖ أَتَنْهَىٰنَآ أَن نَّعْبُدَ مَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰصَٰلِحُ
Ey Salih
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
صَٰلِحُİsimözel isim، merfû (nominatif)
قَدْ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
كُنتَ
sen idin
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فِينَا
aramızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَرْجُوًّا
ümit beslenen biri
İsim
Kök: رجو
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْجُوًّاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَبْلَ
önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
هَٰذَآ
bundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
أَتَنْهَىٰنَآ
bizi men mi ediyorsun?
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
تَنْهَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَن
tapmaktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّعْبُدَ
kulluk edin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
نَّعْبُدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَا
taptıklarına
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَعْبُدُ
tapıyor
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَابَآؤُنَا
babalarımızın
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَإِنَّنَا
doğrusu biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَفِى
içindeyiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
شَكٍّ
şüphe
İsim
Kök: شكك
Dilbilgisi (i'rab)
شَكٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّمَّا
şeyden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
تَدْعُونَآ
bizi çağırdığın
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُوFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْهِ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مُرِيبٍ
tereddütlü
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
مُرِيبٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler: "Ey Salih,! Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin. Şimdi bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan mı engelliyorsun? Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kavmi ise) şöyle demişti: “Ey Salih! Elbette sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Şüphesiz ki bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O Salih! thou hast been of us! a centre of our hopes hitherto! dost thou (now) forbid us the worship of what our fathers worshipped? But we are really in suspicious (disquieting) doubt as to that to which thou invitest us."

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Salih, We used to have such great hope in you. Will you forbid us to worship what our fathers worshipped? We are in grave doubt about what you are asking us to do.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: O Salih! Thou hast been among us hitherto as that wherein our hope was placed. Dost thou ask us not to worship what our fathers worshipped? Lo! we verily are in grave doubt concerning that to which thou callest us.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O Ṣāliḥ, you were among us a man of promise before this. Do you forbid us to worship what our fathers worshipped? And indeed we are, about that to which you invite us, in disquieting doubt."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالت ثمود لنبيِّهم صالح: لقد كنا نرجو أن تكون فينا سيدًا مطاعًا قبل هذا القول الذي قلته لنا، أتنهانا أن نعبد الآلهة التي كان يعبدها آباؤنا؟ وإننا لفي شكٍّ مريب مِن دعوتك لنا إلى عبادة الله وحده.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?