← Sure 11

11:70

فَلَمَّا رَءَآ أَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ إِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً ۚ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمِ لُوطٍ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
رَءَآ
görünce
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
رَءَآFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَيْدِيَهُمْ
ellerinin
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
uzanmadığını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَصِلُ
ulaşır
Fiil
Kök: وصل
Dilbilgisi (i'rab)
تَصِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
إِلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
نَكِرَهُمْ
onlardan hoşlanmadı
Fiil
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
نَكِرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَوْجَسَ
ve içine düştü
Fiil
Kök: وجس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْجَسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنْهُمْ
onlardan dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
خِيفَةً
bir korku
İsim
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خِيفَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
korkma
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَخَفْ
korkma
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
تَخَفْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِنَّآ
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أُرْسِلْنَآ
gönderildik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أُرْسِلْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَىٰ
kavmine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِ
kavmi
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
لُوطٍ
Lut
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لُوطٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Ellerini ona uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü. Onlar, "Korkma, biz Lut milletine gönderildik" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Fakat onların o buzağıya el sürmediklerini görünce, tuhafına gitti ve içinde onlara karşı bir korku uyandı. Onlar da "Korkma, biz Lut'un kavmine gönderildik." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgamış ve onlardan dolayı içine bir korku düşmüştü. (Elçiler de ona) “Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik.” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But when he saw their hands went not towards the (meal), he felt some mistrust of them, and conceived a fear of them. They said: "Fear not: We have been sent against the people of Lut."

A. Yusuf Alipublic-domain

When he saw that their hands did not reach towards the meal, he found this strange and became afraid of them. But they said, ‘Do not be afraid. We have been sent against the people of Lot.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when he saw their hands reached not to it, he mistrusted them and conceived a fear of them. They said: Fear not! Lo! we are sent unto the folk of Lot.

M. Pickthallpublic-domain

But when he saw their hands not reaching for it, he distrusted them and felt from them apprehension. They said, "Fear not. We have been sent to the people of Lot."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلما رأى إبراهيم أيديهم لا تَصِل إلى العجل الذي أتاهم به ولا يأكلون منه، أنكر ذلك منهم، وأحس في نفسه خيفة وأضمرها، قالت الملائكة -لما رأت ما بإبراهيم من الخوف-: لا تَخَفْ إنا ملائكة ربك أُرسلنا إلى قوم لوط لإهلاكهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?