← Sure 13

13:16

قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ ۚ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا ۚ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَـٰتُ وَٱلنُّورُ ۗ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَـٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ ۚ قُلِ ٱللَّهُ خَـٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّـٰرُ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
مَن
kimdir?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
رَّبُّ
Rabbi
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبُّİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah!
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
قُلْ
O halde de'
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
أَفَٱتَّخَذْتُم
mi edindiniz?
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
ٱتَّخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦٓ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَوْلِيَآءَ
veliler
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
لَا
gücü olmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَمْلِكُونَ
güçleri yetmeyen
Fiil
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
يَمْلِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِأَنفُسِهِمْ
kendilerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَفْعًا
bir fayda
İsim
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve veremeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
ضَرًّا
bir zarar
İsim
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
ضَرًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلْ
bir olur mu?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
يَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْأَعْمَىٰ
kör
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْمَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱلْبَصِيرُ
ve gören
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَصِيرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
أَمْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
هَلْ
bir olur mu?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
تَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلظُّلُمَٰتُ
karanlıklar
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظُّلُمَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَٱلنُّورُ
ve aydınlık
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نُّورُİsimeril، merfû (nominatif)
أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
جَعَلُوا۟
buldular da
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
شُرَكَآءَ
ortaklar
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
شُرَكَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
خَلَقُوا۟
yaratan
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَخَلْقِهِۦ
O'nun yarattığı gibi
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَلْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَتَشَٰبَهَ
benzer (mi) göründü
Fiil
Kök: شبه
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَشَٰبَهَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْخَلْقُ
bu yaratma
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَلْقُİsimeril، merfû (nominatif)
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'tır
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
خَٰلِقُ
yaratıcısı
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰلِقُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyin
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْوَٰحِدُ
tektir
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَٰحِدُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْقَهَّٰرُ
kahredendir
İsim
Kök: قهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَهَّٰرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?", "Allah'tır" de. "Onu bırakıp, kendilerine bir fayda ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?" de. "Kör ile gören bir olur mu? Veya karanlıkla aydınlık bir midir?" de. Yoksa Allah'a, Allah gibi yaratması olan ortaklar buldular da, yaratmaları birbirine mi benzettiler? De ki: "Her şeyi yaratan Allah'tır. O, her şeye üstün gelen tek Tanrı'dır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'dır". De ki: "Allah'dan başkalarını, o kendi kendilerine ne bir fayda, ne de bir zarar verebilenleri dostlar mı ediniyorsunuz?" De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu? Hiç karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, O'nun gibi yaratan birtakım ortaklar buldular da, bu yaratış kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Allah, her şeyi yaratandır. O, birdir. Her şeye üstün ve kahredicidir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Cevaben de) de ki: “Allah’tır.” De ki: “O’nun peşi sıra kendilerine bile yarar ve zarar verme gücüne sahip olamayan dostlar mı edindiniz!” De ki: “Körle gören bir olur mu hiç! Veya karanlıklarla aydınlık eşit olur mu! Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi (şeyler) yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlar tarafından birbirine benzer mi göründü!” De ki: “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, tektir; ezici güç sahibidir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Who is the Lord and Sustainer of the heavens and the earth?" Say: "(It is) Allah." Say: "Do ye then take (for worship) protectors other than Him, such as have no power either for good or for harm to themselves?" Say: "Are the blind equal with those who see? Or the depths of darkness equal with light?" Or do they assign to Allah partners who have created (anything) as He has created, so that the creation seemed to them similar? Say: "Allah is the Creator of all things: He is the One, the Supreme and Irresistible."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘Who is Lord of the heavens and the earth?’ Say, ‘God.’ Say, ‘Why do you take protectors other than Him, who can neither benefit nor harm even themselves?’ Say, ‘Are the blind equal to those who can see? And are the depths of darkness equal to the light?’ Have the partners they assign to God created anything like His creation so that their creation is indistinguishable from His? Say, ‘God is the Creator of all things: He is the One, the All Compelling.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muhammad): Who is Lord of the heavens and the earth? Say: Allah. Say: Take ye then (others) beside Him for protectors, which, even for themselves, have neither benefit nor hurt? Say: Is the blind man equal to the seer, or is darkness equal to light? Or assign they unto Allah partners who created the like of His creation so that the creation (which they made and His creation) seemed alike to them? Say: Allah is the Creator of all things, and He is the One, the Almighty.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Who is Lord of the heavens and earth?" Say, "Allāh." Say, "Have you then taken besides Him allies not possessing [even] for themselves any benefit or any harm?" Say, "Is the blind equivalent to the seeing? Or is darkness equivalent to light? Or have they attributed to Allāh partners who created like His creation so that the creation [of each] seemed similar to them?" Say, "Allāh is the Creator of all things, and He is the One, the Prevailing."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- للمشركين: مَن خالق السَّموات والأرض ومدبِّرهما؟ قل: الله هو الخالق المدبر لهما، وأنتم تقرون بذلك، ثم قل لهم ملزمًا بالحجة: أجعلتم غيره معبودين لكم، وهم لا يَقْدرون على نفع أنفسهم أو ضرها فضلا عن نفعكم أو ضركم، وتركتم عبادة مالكها؟ قل لهم -أيها الرسول-: هل يستوي عندكم الكافر -وهو كالأعمى- والمؤمن وهو كالبصير؟ أم هل يستوي عندكم الكفر -وهو كالظلمات- والإيمان -وهو كالنور؟ أم أن أولياءهم الذين جعلوهم شركاء لله يخلقون مثل خَلْقه، فتشابه عليهم خَلْق الشركاء بخلق الله، فاعتقدوا استحقاقهم للعبادة؟ قل لهم -أيها الرسول-: الله تعالى خالق كل كائن من العدم، وهو المستحق للعبادة وحده، وهو الواحد القهار الذي يستحق الألوهية والعبادة، لا الأصنام والأوثان التي لا تضرُّ ولا تنفع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?