← Sure 13

13:35

۞ مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ ۖ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا ۚ تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ ۖ وَّعُقْبَى ٱلْكَـٰفِرِينَ ٱلنَّارُ

Kelime kelime

مَّثَلُ
durumu
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَّثَلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْجَنَّةِ
cennetin
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
ٱلَّتِى
şöyledir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
وُعِدَ
va'dedilen
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وُعِدَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلْمُتَّقُونَ
korunanlara
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
تَجْرِى
akar
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
أُكُلُهَا
meyvesi
İsim
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
أُكُلُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
دَآئِمٌ
süreklidir
İsim
Kök: دوم
Dilbilgisi (i'rab)
دَآئِمٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَظِلُّهَا
ve gölgesi de
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ظِلُّİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
تِلْكَ
işte budur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
عُقْبَى
sonu
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عُقْبَىİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّقَوا۟
korunan(ların)
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَّعُقْبَى
ve sonu ise
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
وَّEdatatıf bağlacı، ön ek
عُقْبَىİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
inkar edenlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلنَّارُ
ateştir
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارُİsimdişil، merfû (nominatif)

Meal

TR

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen cennetin altından ırmaklar akar; oranın yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, sakınanların elde edeceği sonuçtur, inkarcıların varacağı sonuç ise ateştir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Müttakilere vaad olunan cennetin misali şöyledir: Altından ırmaklar akar durur, yemişleri süreklidir, gölgeleri de. İşte bu, takva yolunu tutanların akıbetidir. Kâfirlerin akıbeti de ateştir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Muttakîlere (duyarlı olanlara) vadolunan cennetin örneği şöyledir: Altından ırmaklar akar. Yemişleri ve gölgesi devamlıdır. İşte şu, takvâlı (duyarlı) olanların (mutlu) sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The parable of the Garden which the righteous are promised!- beneath it flow rivers: perpetual is the enjoyment thereof and the shade therein: such is the end of the Righteous; and the end of Unbelievers in the Fire.

A. Yusuf Alipublic-domain

Here is a picture of the Garden that those mindful of God have been promised: flowing streams and perpetual food and shade. This is the reward that awaits those who are mindful of God; the disbelievers’ reward is the Fire.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

A similitude of the Garden which is promised unto those who keep their duty (to Allah): Underneath it rivers flow; its food is everlasting, and its shade; this is the reward of those who keep their duty, while the reward of disbelievers is the Fire.

M. Pickthallpublic-domain

The example [i.e., description] of Paradise, which the righteous have been promised, is [that] beneath it rivers flow. Its fruit is lasting, and its shade. That is the consequence for the righteous, and the consequence for the disbelievers is the Fire.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

صفة الجنة التي وعد الله بها الذين يخشونه أنها تجري من تحت أشجارها وقصورها الأنهار، ثمرها لا ينقطع، وظلها لا يزول ولا ينقص، تلك المثوبة بالجنة عاقبة الذين خافوا الله، فاجتنبوا معاصيه وأدَّوا فرائضه، وعاقبة الكافرين بالله النار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?