← Sure 14

14:37

رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

Kelime kelime

رَّبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِنِّىٓ
ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَسْكَنتُ
yerleştirdim
Fiil
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
أَسْكَنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
مِن
(bazısını)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ذُرِّيَّتِى
çocuklarımdan
İsim
Kök: ذرر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُرِّيَّتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِوَادٍ
bir vadiye
İsim
Kök: ودي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَادٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
غَيْرِ
olmayan
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)، sıfat
ذِى
sahibi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذِىİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
زَرْعٍ
ekin
İsim
Kök: زرع
Dilbilgisi (i'rab)
زَرْعٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
بَيْتِكَ
senin evinin
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْمُحَرَّمِ
mukaddes
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُحَرَّمِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِيُقِيمُوا۟
kılsınlar diye
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُقِيمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَٱجْعَلْ
artık kıl
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱجْعَلْFiilemir، 2. tekil eril
أَفْـِٔدَةً
gönüllerini
İsim
Kök: فأد
Dilbilgisi (i'rab)
أَفْـِٔدَةًİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
birtakım
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
تَهْوِىٓ
meylettir
Fiil
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
تَهْوِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
إِلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱرْزُقْهُم
ve onları rızıklandır
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱرْزُقْFiilemir، 2. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَ
(çeşitli)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلثَّمَرَٰتِ
meyvalarla
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ثَّمَرَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
لَعَلَّهُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَشْكُرُونَ
şükrederler
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyti Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını senin Saygın Ev’inin (Kâbe’nin) yanında, tarım yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı kılmaları için (böyle yaptım). İnsanlardan bir kısmının gönüllerini onlara eğilimli kıl ve ürünlerden onlara rızık ver! Umulur ki şükrederler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"O our Lord! I have made some of my offspring to dwell in a valley without cultivation, by Thy Sacred House; in order, O our Lord, that they may establish regular Prayer: so fill the hearts of some among men with love towards them, and feed them with fruits: so that they may give thanks.

A. Yusuf Alipublic-domain

Our Lord, I have established some of my offspring in an uncultivated valley, close to Your Sacred House, Lord, so that they may keep up the prayer. Make people’s hearts turn to them, and provide them with produce, so that they may be thankful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Our Lord! Lo! I have settled some of my posterity in an uncultivable valley near unto Thy holy House, our Lord! that they may establish proper worship; so incline some hearts of men that they may yearn toward them, and provide Thou them with fruits in order that they may be thankful.

M. Pickthallpublic-domain

Our Lord, I have settled some of my descendants in an uncultivated valley near Your sacred House, our Lord, that they may establish prayer. So make hearts among the people incline toward them and provide for them from the fruits that they might be grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ربنا إني أسكنت من ذريتي بوادٍ ليس فيه زرع ولا ماء بجوار بيتك المحرم، ربنا إنني فعلت ذلك بأمرك؛ لكي يؤدوا الصلاة بحدودها، فاجعل قلوب بعض خلقك تَنزع إليهم وتحنُّ، وارزقهم في هذا المكان من أنواع الثمار؛ لكي يشكروا لك على عظيم نعمك. فاستجاب الله دعاءه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?