← Sure 14

14:6

وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنجَىٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ ۚ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَإِذْ
ve hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
قَالَ
demişti ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
لِقَوْمِهِ
kavmine
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱذْكُرُوا۟
hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِعْمَةَ
ni'metini
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَيْكُمْ
üzerinizdeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَنجَىٰكُم
sizi kurtardı
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
أَنجَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
soyundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
ءَالِ
ailesi
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِİsimeril، mecrûr (genitif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
يَسُومُونَكُمْ
onlar sizi sürüyorlardı
Fiil
Kök: سوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَسُومُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سُوٓءَ
en kötüsüne
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْعَذَابِ
işkencenin
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَيُذَبِّحُونَ
ve kesiyorlardı
Fiil
Kök: ذبح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُذَبِّحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَبْنَآءَكُمْ
oğullarınızı
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْنَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَيَسْتَحْيُونَ
ve sağ bırakıyorlardı
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَحْيُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نِسَآءَكُمْ
kadınlarınızı
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِسَآءَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَفِى
ve vardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكُم
bunda size
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كُمEdatmuhâtab، son ek، eril çoğul
بَلَآءٌ
bir imtihan
İsim
Kök: بلو
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَآءٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Musa, milletine dedi ki: "Allah'ın size olan nimetlerini anın; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, bir vakit sizi Firâvun ailesinden kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne sürüyorlar ve oğullarınızı kesip kadınlarınızı da diri bırakıyorladı. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Musa kavmine demişti ki: “Allah’ın üzerinizdeki nimet(ler)ini hatırlayın! Çünkü sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden O kurtarmıştı.” İşte bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Remember! Moses said to his people: "Call to mind the favour of Allah to you when He delivered you from the people of Pharaoh: they set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons, and let your women-folk live: therein was a tremendous trial from your Lord."

A. Yusuf Alipublic-domain

And so Moses said to his people, ‘Remember God’s blessing on you when He saved you from Pharaoh’s people, who were inflicting terrible suffering on you, slaughtering your sons and sparing only your women––that was a severe test from your Lord!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remind them) how Moses said unto his people: Remember Allah's favour unto you when He delivered you from Pharaoh's folk who were afflicting you with dreadful torment, and were slaying your sons and sparing your women; that was a tremendous trial from your Lord.

M. Pickthallpublic-domain

And [recall, O Children of Israel], when Moses said to his people, "Remember the favor of Allāh upon you when He saved you from the people of Pharaoh, who were afflicting you with the worst torment and were slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- لقومك قصة موسى حين قال لبني إسرائيل: اذكروا نعمة الله عليكم حين أنجاكم من فرعون وأتباعه يذيقونكم أشد العذاب، ويذبِّحون أبناءكم الذكور، حتى لا يأتي منهم من يستولي على مُلْك فرعون، ويبقون الإناث على قيد الحياة ذليلات، وفي ذلكم البلاء والإنجاء اختبار لكم من ربكم عظيم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?