← Sure 16

16:7

وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَـٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ ۚ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

وَتَحْمِلُ
ve taşırlar
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَحْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
أَثْقَالَكُمْ
ağırlıklarınızı
İsim
Kök: ثقل
Dilbilgisi (i'rab)
أَثْقَالَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَىٰ
(uzak)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَلَدٍ
şehirlere
İsim
Kök: بلد
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّمْ
olmadığınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَٰلِغِيهِ
varıyor
İsim
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بَٰلِغِيİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِشِقِّ
zahmetler çekmek
İsim
Kök: شقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شِقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْأَنفُسِ
canlar(ınız)
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
إِنَّ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَرَءُوفٌ
çok şefkatlidir
İsim
Kök: رأف
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
رَءُوفٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
çok acıyandır
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz elbette çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they carry your heavy loads to lands that ye could not (otherwise) reach except with souls distressed: for your Lord is indeed Most Kind, Most Merciful,

A. Yusuf Alipublic-domain

They carry your loads to lands you yourselves could not reach without great hardship––truly your Lord is kind and merciful––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they bear your loads for you unto a land ye could not reach save with great trouble to yourselves. Lo! your Lord is Full of Pity, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

And they carry your loads to a land you could not have reached except with difficulty to yourselves. Indeed, your Lord is Kind and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وتحمل هذه الأنعام ما ثَقُل من أمتعتكم إلى بلد بعيد، لم تكونوا مستطيعين الوصول إليه إلا بجهد شديد من أنفسكم ومشقة عظيمة، إن ربكم لَرؤوف رحيم بكم، حيث سخَّر لكم ما تحتاجون إليه، فله الحمد وله الشكر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?