← Sure 16

16:91

وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَـٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَـٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

Kelime kelime

وَأَوْفُوا۟
tam yerine getirin
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْفُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِعَهْدِ
ahdini
İsim
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَهْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
عَٰهَدتُّمْ
andlaşma yaptığınız
Fiil
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰهَدFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُّمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَنقُضُوا۟
bozmayın
Fiil
Kök: نقض
Dilbilgisi (i'rab)
تَنقُضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْأَيْمَٰنَ
yeminleri
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَيْمَٰنَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
تَوْكِيدِهَا
pekiştirdikten
İsim
Kök: وكد
Dilbilgisi (i'rab)
تَوْكِيدِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَقَدْ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَعَلْتُمُ
yaptınız
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلَيْكُمْ
üzerinize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَفِيلًا
kefil (şahid)
İsim
Kök: كفل
Dilbilgisi (i'rab)
كَفِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
تَفْعَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de anlaşma yaptığınızda Allah'ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın. Allah'ı üzerinize şahid tuttuğunuz halde, nasıl olur da bozarsınız! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’ın sözünü yerine getirin ve Allah’ı üzerinize şahit tutarak, pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın! Şüphesiz ki Allah yapmakta olduğunuz şeyleri bilir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Fulfil the Covenant of Allah when ye have entered into it, and break not your oaths after ye have confirmed them; indeed ye have made Allah your surety; for Allah knoweth all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

Fulfil any pledge you make in God’s name and do not break oaths after you have sworn them, for you have made God your surety: God knows everything you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Fulfil the covenant of Allah when ye have covenanted, and break not your oaths after the asseveration of them, and after ye have made Allah surety over you. Lo! Allah knoweth what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And fulfill the covenant of Allāh when you have taken it, [O believers], and do not break oaths after their confirmation while you have made Allāh, over you, a security [i.e., witness]. Indeed, Allāh knows what you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والتزموا الوفاء بكل عهد أوجبتموه على أنفسكم بينكم وبين الله -تعالى- أو بينكم وبين الناس فيما لا يخالف كتاب الله وسنة نبيه، ولا ترجعوا في الأيمان بعد أن أكَّدْتموها، وقد جعلتم الله عليكم كفيلا وضامنًا حين عاهدتموه. إن الله يعلم ما تفعلونه، وسيجزيكم عليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?