← Sure 16

16:90

۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَـٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
يَأْمُرُ
emreder
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْمُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱلْعَدْلِ
adaleti
İsim
Kök: عدل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَدْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلْإِحْسَٰنِ
ve ihsanı
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِحْسَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَإِيتَآئِ
ve vermeyi
İsim
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِيتَآئِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
ذِى
akrabaya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذِىİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْقُرْبَىٰ
akraba
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْبَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
وَيَنْهَىٰ
ve meneder
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَنْهَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَنِ
edepsizlikten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْفَحْشَآءِ
çirkin şeyleri yapmayı
İsim
Kök: فحش
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَحْشَآءِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَٱلْمُنكَرِ
ve fenalıktan
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنكَرِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلْبَغْىِ
ve azgınlıktan
İsim
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَغْىِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَعِظُكُمْ
size böyle öğüt verir
Fiil
Kök: وعظ
Dilbilgisi (i'rab)
يَعِظُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَذَكَّرُونَ
öğüt alırsınız (diye)
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَذَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. (O, gerçekleri) hatırlayasınız diye size öğüt vermektedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Allah commands justice, the doing of good, and liberality to kith and kin, and He forbids all shameful deeds, and injustice and rebellion: He instructs you, that ye may receive admonition.

A. Yusuf Alipublic-domain

God commands justice, doing good, and generosity towards relatives and He forbids what is shameful, blameworthy, and oppressive. He teaches you, so that you may take heed.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! Allah enjoineth justice and kindness, and giving to kinsfolk, and forbiddeth lewdness and abomination and wickedness. He exhorteth you in order that ye may take heed.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, Allāh orders justice and good conduct and giving [help] to relatives and forbids immorality and bad conduct and oppression. He admonishes you that perhaps you will be reminded.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الله سبحانه وتعالى يأمر عباده في هذا القرآن بالعدل والإنصاف في حقه بتوحيده وعدم الإشراك به، وفي حق عباده بإعطاء كل ذي حق حقه، ويأمر بالإحسان في حقه بعبادته وأداء فرائضه على الوجه المشروع، وإلى الخلق في الأقوال والأفعال، ويأمر بإعطاء ذوي القرابة ما به صلتهم وبرُّهم، وينهى عن كل ما قَبُحَ قولا أو عملا وعما ينكره الشرع ولا يرضاه من الكفر والمعاصي، وعن ظلم الناس والتعدي عليهم، والله -بهذا الأمر وهذا النهي- يَعِظكم ويذكِّركم العواقب؛ لكي تتذكروا أوامر الله وتنتفعوا بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?