← Sure 17

17:35

وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا

Kelime kelime

وَأَوْفُوا۟
tam yapın
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْفُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْكَيْلَ
ölçüyü
İsim
Kök: كيل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَيْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
كِلْتُمْ
ölçtüğünüz
Fiil
Kök: كيل
Dilbilgisi (i'rab)
كِلْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَزِنُوا۟
tartın
Fiil
Kök: وزن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
زِنُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلْقِسْطَاسِ
terazi ile
İsim
Kök: قسطس
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِسْطَاسِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْمُسْتَقِيمِ
doğru
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْتَقِيمِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
خَيْرٌ
daha iyidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَأَحْسَنُ
ve daha güzeldir
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحْسَنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
تَأْوِيلًا
sonuç bakımından
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْوِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha hayırlıdır ve sonuç itibariyle de daha güzeldir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru bir terazi ile tartın! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla güzel olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Give full measure when ye measure, and weigh with a balance that is straight: that is the most fitting and the most advantageous in the final determination.

A. Yusuf Alipublic-domain

Give full measure when you measure, and weigh with accurate scales: that is better and fairer in the end.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Fill the measure when ye measure, and weigh with a right balance; that is meet, and better in the end.

M. Pickthallpublic-domain

And give full measure when you measure, and weigh with an even [i.e., honest] balance. That is the best [way] and best in result.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأتموا الكيل، ولا تنقصوه إذا كِلْتم لغيركم، وزِنوا بالميزان السوي، إن العدل في الكيل والوزن خير لكم في الدنيا، وأحسن عاقبة عند الله في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?