← Sure 17

17:36

وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ ۚ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًا

Kelime kelime

وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَقْفُ
ardına düşme
Fiil
Kök: قفو
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
مَا
şeyin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
لَيْسَ
olmayan
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكَ
senin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
بِهِۦ
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
عِلْمٌ
bilgin
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلسَّمْعَ
kulak
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْبَصَرَ
ve göz
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَصَرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْفُؤَادَ
ve gönül
İsim
Kök: فأد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُؤَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُلُّ
hepsi
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُّİsimeril، merfû (nominatif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
bunların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
كَانَ
o(yaptığı)ndan
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَسْـُٔولًا
sorumludur
İsim
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
مَسْـُٔولًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine (biliyormuş gibi) düşme! Şüphesiz ki işitme (duyusu), göz ve kalp, bütün bunlar o (kazandığı)ndan sorumludur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And pursue not that of which thou hast no knowledge; for every act of hearing, or of seeing or of (feeling in) the heart will be enquired into (on the Day of Reckoning).

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not follow blindly what you do not know to be true: ears, eyes, and heart, you will be questioned about all these.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(O man), follow not that whereof thou hast no knowledge. Lo! the hearing and the sight and the heart - of each of these it will be asked.

M. Pickthallpublic-domain

And do not pursue that of which you have no knowledge. Indeed, the hearing, the sight and the heart - about all those [one] will be questioned.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تتبع -أيها الإنسان- ما لا تعلم، بل تأكَّد وتثبَّت. إن الإنسان مسؤول عما استعمَل فيه سمعه وبصره وفؤاده، فإذا استعمَلها في الخير نال الثواب، وإذا استعملها في الشر نال العقاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution