← Sure 17

17:58

وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَـٰبِ مَسْطُورًا

Kelime kelime

وَإِن
yoktur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatolumsuzluk
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَرْيَةٍ
kent
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
قَرْيَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
مُهْلِكُوهَا
onu yok ederiz
İsim
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
مُهْلِكُوİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قَبْلَ
önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
يَوْمِ
gününden
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
مُعَذِّبُوهَا
ona azab ederiz
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
مُعَذِّبُوİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَذَابًا
azap ile
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
شَدِيدًا
şiddetli bir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
كَانَ
Bu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
فِى
Kitapta
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَسْطُورًا
yazılmıştır
İsim
Kök: سطر
Dilbilgisi (i'rab)
مَسْطُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azaba uğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hiç bir şehir (halkı) yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu helak etmeyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmayalım. Bu, Kitap'ta (Levhi Mahfuzda) yazılıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Halkı günaha saplanmış) ne kadar şehir varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak eder ya da şiddetli bir azaba uğratırız. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

There is not a population but We shall destroy it before the Day of Judgment or punish it with a dreadful Penalty: that is written in the (eternal) Record.

A. Yusuf Alipublic-domain

there is no community We shall not destroy, or punish severely, before the Day of Resurrection- this is written in the Book.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

There is not a township but We shall destroy it ere the Day of Resurrection, or punish it with dire punishment. That is set forth in the Book (of Our decrees).

M. Pickthallpublic-domain

And there is no city but that We will destroy it before the Day of Resurrection or punish it with a severe punishment. That has ever been in the Register inscribed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويتوعَّد الله الكفار بأنه ما من قريةٍ كافرة مكذبة للرسل إلا وسينزل بها عقابه بالهلاك في الدنيا قبل يوم القيامة أو بالعذاب الشديد لأهلها، كتاب كتبه الله وقضاء أبرمه لا بد مِن وقوعه، وهو مسطور في اللوح المحفوظ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?