18:101
ٱلَّذِينَ كَانَتْ أَعْيُنُهُمْ فِى غِطَآءٍ عَن ذِكْرِى وَكَانُوا۟ لَا يَسْتَطِيعُونَ سَمْعًا
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Gözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki!
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Onlar ki, beni hatırlatan âyetlerimden gözleri bir örtü içindeydi. İşitmeye de tahammül edemiyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Gözleri beni anmaya kapalı olmuş ve (gerçeği) duymaya da dayanamayan kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getireceğiz.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
(Unbelievers) whose eyes had been under a veil from remembrance of Me, and who had been unable even to hear.
A. Yusuf Alipublic-domain
those whose eyes were blind to My signs, those who were unable to hear.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
Those whose eyes were hoodwinked from My reminder, and who could not bear to hear.
M. Pickthallpublic-domain
Those whose eyes had been within a cover [removed] from My remembrance, and they were not able to hear.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
الذين كانت أعينهم في الدنيا في غطاء عن ذكري فلا تبصر آياتي، وكانوا لا يطيقون سماع حججي الموصلة إلى الإيمان بي وبرسولي.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution