← Sure 18

18:2

قَيِّمًا لِّيُنذِرَ بَأْسًا شَدِيدًا مِّن لَّدُنْهُ وَيُبَشِّرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا حَسَنًا

Kelime kelime

قَيِّمًا
dosdoğru olarak
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَيِّمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لِّيُنذِرَ
uyarması için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُنذِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَأْسًا
azaba karşı
İsim
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
بَأْسًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
شَدِيدًا
şiddetli
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
مِّن
katından (indirdi)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
لَّدُنْهُ
O'nun katında
İsim
Kök: لدن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّدُنْİsimmecrûr (genitif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيُبَشِّرَ
ve müjdelemesi için
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُبَشِّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
yapan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi işler
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
أَنَّ
kendileri için bulunduğunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
أَجْرًا
mükafat
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَسَنًا
güzel
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
حَسَنًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Hamd Allah'a mahsustur ki, kendi katından şiddetli bir baskını haber vermek ve yararlı iş yapan müminlere, içinde temelli kalacakları güzel bir mükafatı müjdelemek ve: "Allah çocuk edindi" diyenleri uyarmak için kuluna eğri bir taraf bırakmadığı dosdoğru Kitap'ı indirmiştir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onu dosdoğru (bir kitap) olarak (indirdi) ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde ebedî kalacakları güzel ödül (cennet) olduğunu müjdelemek ve “Allah çocuk edindi!” diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı Kitabı kulu (Muhammed’e) indiren Allah’a hamdolsun.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(He hath made it) Straight (and Clear) in order that He may warn (the godless) of a terrible Punishment from Him, and that He may give Glad Tidings to the Believers who work righteous deeds, that they shall have a goodly Reward,

A. Yusuf Alipublic-domain

warning of severe punishment from Him, and [giving] glad news to the believers who do good deeds––an excellent reward

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(But hath made it) straight, to give warning of stern punishment from Him, and to bring unto the believers who do good works the news that theirs will be a fair reward,

M. Pickthallpublic-domain

[He has made it] straight, to warn of severe punishment from Him and to give good tidings to the believers who do righteous deeds that they will have a good reward [i.e., Paradise].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

جعله الله كتابًا مستقيمًا، لا اختلاف فيه ولا تناقض؛ لينذر الكافرين من عذاب شديد من عنده، ويبشر المصدقين بالله ورسوله الذين يعملون الأعمال الصالحات، بأن لهم ثوابًا جزيلا هو الجنة، يقيمون في هذا النعيم لا يفارقونه أبدًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?