← Sure 18

18:94

قَالُوا۟ يَـٰذَا ٱلْقَرْنَيْنِ إِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلَىٰٓ أَن تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰذَا
Ey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
ذَاİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْقَرْنَيْنِ
Karneyn
İsim
Kök: قرن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَرْنَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
يَأْجُوجَ
Ye'cuc
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْجُوجَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَمَأْجُوجَ
ve Me'cuc
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَأْجُوجَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مُفْسِدُونَ
bozgunculuk yapıyorlar
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
مُفْسِدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَهَلْ
mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هَلْEdatsoru
نَجْعَلُ
verelim
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لَكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
خَرْجًا
bir vergi
İsim
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
خَرْجًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰٓ
için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَن
yapman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَجْعَلَ
yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
بَيْنَنَا
bizimle
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَبَيْنَهُمْ
onların arasına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَدًّا
bir sed
İsim
Kök: سدد
Dilbilgisi (i'rab)
سَدًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Dediler ki: Zülkarneyn! Doğrusu Yecüc ve Mecüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasına bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(O toplum) şöyle demişti: “Ey Zülkarneyn! Şüphesiz ki Ye’cûc ve Me’cûc yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadır. Bizimle onlar arasında bir set yapman için sana bir vergi verelim, olur mu?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O Zul-qarnain! the Gog and Magog (People) do great mischief on earth: shall we then render thee tribute in order that thou mightest erect a barrier between us and them?

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Dhu ’l-Qarnayn, Gog and Magog are ruining this land. Will you build a barrier between them and us if we pay you a tribute?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: O Dhu'l-Qarneyn! Lo! Gog and Magog are spoiling the land. So may we pay thee tribute on condition that thou set a barrier between us and them?

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O Dhul-Qarnayn, indeed Gog and Magog are [great] corrupters in the land. So may we assign for you an expenditure that you might make between us and them a barrier?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالوا يا ذا القرنين: إنَّ يأجوج ومأجوج -وهما أمَّتان عظيمتان من بني آدم- مفسدون في الأرض بإهلاك الحرث والنسل، فهل نجعل لك أجرًا، ونجمع لك مالا على أن تجعل بيننا وبينهم حاجزًا يحول بيننا وبينهم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?