← Sure 19

19:75

قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَـٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ مَدًّا ۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
مَن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
كَانَ
ise
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلضَّلَٰلَةِ
sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضَّلَٰلَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَلْيَمْدُدْ
süre versin
Fiil
Kök: مدد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَمْدُدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مَدًّا
bi süre
İsim
Kök: مدد
Dilbilgisi (i'rab)
مَدًّاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَتَّىٰٓ
nihayet;
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
رَأَوْا۟
gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
رَأَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُوعَدُونَ
va'dedildikleri
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
يُوعَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِمَّا
ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِمَّاEdatEXL
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَإِمَّا
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِمَّاEdatEXL
ٱلسَّاعَةَ
(duruşma) sa'ati(ni)
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَسَيَعْلَمُونَ
bileceklerdir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَنْ
kimin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
شَرٌّ
daha kötüdür
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
شَرٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّكَانًا
mekanı
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَّكَانًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَضْعَفُ
ve daha zayıftır
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَضْعَفُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
جُندًا
adamları
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
جُندًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabı ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bilecektir."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara de ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlara) de ki: “Rahmân, sapkınlıkta olanın (süresini) uzatsın (ne çıkar)! Sonunda ya (dünyadaki) azabı ya da o (Son) Saat’i gördükleri zaman, kimin konumunun daha kötü ve ordusunun daha güçsüz olduğunu anlayacaklardır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "If any men go astray, (Allah) Most Gracious extends (the rope) to them, until, when they see the warning of Allah (being fulfilled) - either in punishment or in (the approach of) the Hour,- they will at length realise who is worst in position, and (who) weakest in forces!

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘The Lord of Mercy lengthens [the lives] of the misguided, until, when they are confronted with what they have been warned about- either the punishment [in this life] or the Hour [of Judgement]- they realize who is worse situated and who has the weakest forces.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: As for him who is in error, the Beneficent will verily prolong his span of life until, when they behold that which they were promised, whether it be punishment (in the world), or the Hour (of doom), they will know who is worse in position and who is weaker as an army.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Whoever is in error - let the Most Merciful extend for him an extension [in wealth and time] until, when they see that which they were promised - either punishment [in this world] or the Hour [of resurrection] - they will come to know who is worst in position and weaker in soldiers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل - أيها الرسول - لهم: من كان ضالا عن الحق غير متبع طريق الهدى، فالله يمهله ويملي له في ضلاله، حتى إذا رأى - يقينا - ما توعَّده الله به: إما العذاب العاجل في الدنيا، وإما قيام الساعة، فسيعلم - حينئذ - مَن هو شر مكانًا ومستقرًا، وأضعف قوة وجندًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?