← Sure 2

2:171

وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً ۚ صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

Kelime kelime

وَمَثَلُ
durumu
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَثَلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَثَلِ
haline benzer
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَثَلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِى
kimsenin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يَنْعِقُ
haykıran
Fiil
Kök: نعق
Dilbilgisi (i'rab)
يَنْعِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِمَا
şeylere(hayvanlara)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَا
bir şey işitmeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْمَعُ
işitir
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
دُعَآءً
çağırmadan
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دُعَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنِدَآءً
ve bağırtıdan
İsim
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نِدَآءًİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
صُمٌّۢ
sağırdırlar
İsim
Kök: صمم
Dilbilgisi (i'rab)
صُمٌّۢİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بُكْمٌ
dilsizdirler
İsim
Kök: بكم
Dilbilgisi (i'rab)
بُكْمٌİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عُمْىٌ
kördürler
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
عُمْىٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَهُمْ
onun için onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
düşünmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْقِلُونَ
aklını kullanan
Fiil
Kök: عقل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْقِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanların durumu, (çobanın) bağırıp çağırmasından başka bir şey duymayan (hayvanlar)a haykıranın durumuna benzer. (Onlar gerçeğe karşı) sağırdır, dilsizdir, kördür; onlar akıl da etmezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The parable of those who reject Faith is as if one were to shout Like a goat-herd, to things that listen to nothing but calls and cries: Deaf, dumb, and blind, they are void of wisdom.

A. Yusuf Alipublic-domain

Calling to disbelievers is like a herdsman calling to things that hear nothing but a shout and a cry: they are deaf, dumb, and blind, and they understand nothing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The likeness of those who disbelieve (in relation to the messenger) is as the likeness of one who calleth unto that which heareth naught except a shout and cry. Deaf, dumb, blind, therefore they have no sense.

M. Pickthallpublic-domain

The example of those who disbelieve is like that of one who shouts at what hears nothing but calls and cries [i.e., cattle or sheep] - deaf, dumb and blind, so they do not understand.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وصفة الذين كفروا وداعيهم إلى الهدى والإيمان كصفة الراعي الذي يصيح بالبهائم ويزجرها، وهي لا تفهم معاني كلامه، وإنما تسمع النداء ودَوِيَّ الصوت فقط. هؤلاء الكفار صُمٌّ سدُّوا أسماعهم عن الحق، بُكْم أخرسوا ألسنتهم عن النطق به، عُمْي لا ترى أعينهم براهينه الباهرة، فهم لا يعملون عقولهم فيما ينفعهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?