← Sure 5

5:45

وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفْسَ بِٱلنَّفْسِ وَٱلْعَيْنَ بِٱلْعَيْنِ وَٱلْأَنفَ بِٱلْأَنفِ وَٱلْأُذُنَ بِٱلْأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلْجُرُوحَ قِصَاصٌ ۚ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُۥ ۚ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَكَتَبْنَا
ve yazdık
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَتَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهَآ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَنَّ
mukakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلنَّفْسَ
cana
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّفْسَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
بِٱلنَّفْسِ
can
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَٱلْعَيْنَ
ve göze
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَيْنَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بِٱلْعَيْنِ
göz
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَيْنِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَنفَ
ve buruna
İsim
Kök: أنف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنفَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
بِٱلْأَنفِ
burun
İsim
Kök: أنف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنفِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
وَٱلْأُذُنَ
ve kulağa
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُذُنَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بِٱلْأُذُنِ
kulak
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُذُنِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَٱلسِّنَّ
ve dişe
İsim
Kök: سنن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سِّنَّİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بِٱلسِّنِّ
diş
İsim
Kök: سنن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سِّنِّİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَٱلْجُرُوحَ
ve yaralara
İsim
Kök: جرح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جُرُوحَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
قِصَاصٌ
kısas
İsim
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
قِصَاصٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَمَن
kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
تَصَدَّقَ
bağışlarsa
Fiil
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
تَصَدَّقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
bunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
فَهُوَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
كَفَّارَةٌ
keffaret olur
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَّارَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّهُۥ
kendisi için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
لَّمْ
hükmetmezse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يَحْكُم
hüküm veriyorsunuz
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْكُمFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِمَآ
ile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdiği
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمُ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلظَّٰلِمُونَ
zalimlerdir
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Orada onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe dişle ve yaralara karşılıklı ödeşme yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz Tevrat'ta onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık. Bununla beraber kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendi günahlarına keffaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Orada (Tevrat’ta) onlara şöyle yazmıştık: “Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısası) bağışlarsa kendisi için o, kefaret (bir günahı örtme sebebi) olur. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We ordained therein for them: "Life for life, eye for eye, nose or nose, ear for ear, tooth for tooth, and wounds equal for equal." But if any one remits the retaliation by way of charity, it is an act of atonement for himself. And if any fail to judge by (the light of) what Allah hath revealed, they are (No better than) wrong-doers.

A. Yusuf Alipublic-domain

In the Torah We prescribed for them a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, an equal wound for a wound: if anyone forgoes this out of charity, it will serve as atonement for his bad deeds. Those who do not judge according to what God has revealed are doing grave wrong.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We prescribed for them therein: The life for the life, and the eye for the eye, and the nose for the nose, and the ear for the ear, and the tooth for the tooth, and for wounds retaliation. But whoso forgoeth it (in the way of charity) it shall be expiation for him. Whoso judgeth not by that which Allah hath revealed: such are wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And We ordained for them therein a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, and for wounds is legal retribution. But whoever gives [up his right as] charity, it is an expiation for him. And whoever does not judge by what Allāh has revealed - then it is those who are the wrongdoers [i.e., the unjust].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وفَرَضنا عليهم في التوراة أن النفس تُقْتَل بالنفس، والعين تُفْقَأ بالعين، والأنف يُجْدَع بالأنف، والأذُن تُقْطع بالأذُن، والسنَّ تُقْلَعُ بالسنِّ، وأنَّه يُقْتَصُّ في الجروح، فمن تجاوز عن حقه في الاقتصاص من المُعتدي فذلك تكفير لبعض ذنوب المعتدى عليه وإزالةٌ لها. ومن لم يحكم بما أنزل الله في القصاص وغيره، فأولئك هم المتجاوزون حدود الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?