← Sure 2

2:200

فَإِذَا قَضَيْتُم مَّنَـٰسِكَكُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَذِكْرِكُمْ ءَابَآءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا ۗ فَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا وَمَا لَهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنْ خَلَـٰقٍ

Kelime kelime

فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
قَضَيْتُم
bitirince
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قَضَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّنَٰسِكَكُمْ
ibadetlerinizi
İsim
Kök: نسك
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنَٰسِكَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱذْكُرُوا۟
anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَذِكْرِكُمْ
andığınız gibi
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذِكْرِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَابَآءَكُمْ
atalarınızı
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أَشَدَّ
daha kuvvetli
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشَدَّİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
ذِكْرًا
bir anışla
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذِكْرًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَمِنَ
insanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَن
kimi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَقُولُ
der ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَاتِنَا
bize ver
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِى
dünyada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
لَهُۥ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
فِى
ahirette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
مِنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
خَلَٰقٍ
nasibi
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَٰقٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. "Rabbimiz! Bize sadece dünyada ver" diyen insanlar vardır, öylesine, ahirette bir pay yoktur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha da güçlü bir şekilde Allah’ı hatırlayın! İnsanlardan öylesi var ki “Rabbimiz! Bize (vereceğini) dünyada ver.” der. Böylesinin ahirette hiçbir payı yoktur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So when ye have accomplished your holy rites, celebrate the praises of Allah, as ye used to celebrate the praises of your fathers,- yea, with far more Heart and soul. There are men who say: "Our Lord! Give us (Thy bounties) in this world!" but they will have no portion in the Hereafter.

A. Yusuf Alipublic-domain

When you have completed your rites, remember God as much as you remember your own fathers, or even more. There are some who pray, ‘Our Lord, give us good in this world,’ and they will have no share in the Hereafter;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when ye have completed your devotions, then remember Allah as ye remember your fathers or with a more lively remembrance. But of mankind is he who saith: "Our Lord! Give unto us in the world," and he hath no portion in the Hereafter.

M. Pickthallpublic-domain

And when you have completed your rites, remember Allāh like your [previous] remembrance of your fathers or with [much] greater remembrance. And among the people is he who says, "Our Lord, give us in this world," and he will have in the Hereafter no share.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإذا أتممتم عبادتكم، وفرغتم من أعمال الحج، فأكثروا من ذكر الله والثناء عليه، مثل ذكركم مفاخر آبائكم وأعظم من ذلك. فمن الناس فريق يجعل همه الدنيا فقط، فيدعو قائلا ربنا آتنا في الدنيا صحة، ومالا وأولادًا، وهؤلاء ليس لهم في الآخرة حظ ولا نصيب؛ لرغبتهم عنها وقَصْرِ هَمِّهم على الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?