← Sure 2

2:63

وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَـٰقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَـٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱذْكُرُوا۟ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
أَخَذْنَا
almıştık
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِيثَٰقَكُمْ
sizin sözünüzü
İsim
Kök: وثق
Dilbilgisi (i'rab)
مِيثَٰقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَرَفَعْنَا
ve kaldırmıştık
Fiil
Kök: رفع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَفَعْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَوْقَكُمُ
üzerinize
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقَİsimmekân zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلطُّورَ
dağı
İsim
Kök: طور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طُّورَİsimeril، mansûb (akuzatif)
خُذُوا۟
tutun
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
خُذُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَآ
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْنَٰكُم
size verdiğimiz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِقُوَّةٍ
kuvvetle
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قُوَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٱذْكُرُوا۟
ve hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِيهِ
içinde olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَعَلَّكُمْ
belki de siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَتَّقُونَ
korunursunuz
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Sizden kesin söz almıştık. Tur dağını yükselterek tepenize dikmiştik. "Allah'a karşı gelmekten sakınanlardan olabilmeniz için, size verdiğimiz Kitab'a kuvvetle sarılın, onda bulunanları hatırda tutun" demiştik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani bir zamanlar sizden mîsak (sağlam bir söz) almıştık, Tur'u üstünüze kaldırıp demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayın, gerek ki, korunursunuz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun) ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz.” (demiştik).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember We took your covenant and We raised above you (The towering height) of Mount (Sinai): (Saying): "Hold firmly to what We have given you and bring (ever) to remembrance what is therein: Perchance ye may fear Allah."

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember when We took your pledge, and made the mountain tower high above you, and said, ‘Hold fast to what We have given you and bear its contents in mind, so that you may be conscious of God.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remember, O Children of Israel) when We made a covenant with you and caused the mount to tower above you, (saying): Hold fast that which We have given you, and remember that which is therein, that ye may ward off (evil).

M. Pickthallpublic-domain

And [recall] when We took your covenant, [O Children of Israel, to abide by the Torah] and We raised over you the mount, [saying], "Take what We have given you with determination and remember what is in it that perhaps you may become righteous."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا -يا بني إسرائيل- حين أَخَذْنا العهد المؤكَّد منكم بالإيمان بالله وإفراده بالعبادة، ورفعنا جبل الطور فوقكم، وقلنا لكم: خذوا الكتاب الذي أعطيناكم بجدٍ واجتهاد واحفظوه، وإلا أطبقنا عليكم الجبل، ولا تنسوا التوراة قولا وعملا كي تتقوني وتخافوا عقابي.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?